KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/19942 E., 2024/4045 K.·Kanun Yararına Bozma
- Karar tarihi
- 11 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/307 D.İş
- Şikâyetçi
- ...
- Hükümlü
- ...
- Suç
- Hırsızlık
- İnceleme konusu karar
- Hükümlünün uzlaşma talebinin reddine dair karara yönelik itirazın kabulüne
- Yoluna başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57310 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2012 tarihli tarihli kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 09/11/2015 tarihli ve 2014/16474 esas, 2015/20222 karar sayılı ilâmı ile "...şikayetçinin sokağa park ettiği motosikletinin çalınması eyleminin TCK'nın 142/1.e maddesinde düzenlenen adet veya tahsis gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı yasanın 141. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır..." şeklinde belirtilerek onama kararı verilmesi karşısında,
benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 12/12/2018 tarihli ve 2018/7740 esas, 2018/16042 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, somut olayda sanık hakkında suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken anılan Kanun'un 141/1. maddesi ile hüküm kurulması nedeniyle, yerel mahkemenin yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkarmış olduğu sonuç esas alınmak suretiyle, uzlaştırma işleminin kabulü halinde, sanığın, önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkûmiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak,
sanığa tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açmış olacağı gözetilerek, uzlaşma hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığından infazın devamına ilişkin karara yapılan itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Dairemizin 09.11.2015 tarihli ve 2014/16474 Esas, 2015/20222 Karar sayılı ilâmında "Şikâyetçinin sokağa park ettiği motosikletinin çalınması eyleminin TCK'nın 142/1-e maddesinde düzenlenen adet veya tahsis gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Yasa'nın 141/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.” şeklinde yer alan eleştiri ile mahkûmiyet hükmünün onandığı ve hükümlünün eylemine ilişkin suç vasfının belirlenmesindeki yanılgının sonraki değerlendirmelerde kazanılmış hak sağlamayacağı da dikkate alınarak
eylemin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi gereğince uzlaşma kapsamında olmadığı gözetilerek itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/19942, K. 2024/4045, 11 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama