KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/20627 E., 2025/14519 K.·Suça Sürüklenen
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/221 E., 2022/332 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Temyiz edenler
- Suça sürüklenen çocuk, sanık
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK'nın 26.03.2013 tarihli, 2012/6-1232 Esas, 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması hâlinde. 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez.
Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir.
Somut olayda, suça sürüklenen çocuk ile sanığın katılanın aracının aküsünü çaldıkları, ertesi gün suça sürüklenen çocuğun katılanın yanına giderek aküyü sanığın çaldığını ve tanık ...'e sattığını söylemesi üzerine katılanın tanık ...'den aküsünü teslim aldığı, suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında akünün iadesini sağladığı, ancak söz konusu aküyü satın alan 3. kişinin zararının giderildiğine ya da sanık ile suça sürüklenen çocuğun satın alandan elde ettiği paranın kazanç müsaderesine konu edildiğine dair bir bilgi, belge veya beyan dosya içerisinde bulunmadığından,
5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamış, soruşturma aşamasında gerçekleşen etkin pişmanlık nedeni ile sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılırken, anılan maddenin 2. fıkrası da gözetilerek indirim oranının 1/2'den fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla hapis cezası tayin edilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 tarihli ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere,
yukarıda eleştiri konusu yapılan ve sanık ile suça sürüklenen çocuğun gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanık ile suça sürüklenen çocuğun lehine olması nedeniyle, bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3. maddesinin aynı Kanun’un 145. maddesinden önce uygulanması suretiyle, aynı Kanun'un 61/5. maddesine aykırı davranılması sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/20627, K. 2025/14519, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama