KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/21057 E., 2024/7547 K.
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2024
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet
Karar Detayı
392 kelime·2 dk okuma
Başsavcılığının 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60127 sayılı kanun yararına bozma isteminin.
"Dosya kapsamına göre; kayden 01/04/1991 doğumlu olan ve suçun işlendiği 31/10/2006 tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a ve 143. maddelerinde öngörülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu asli dava zamanaşımı süresinin aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca 10 yıl olacağı, suç tarihinin 31/10/2006 olduğu ve suça sürüklenen çocuğun 26/02/2008 tarihinde mahkûmiyetine karar verilerek bu tarih itibariyle zamanaşımının son kez kesildiği,
bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 18/01/2016 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde ilk kez 25/10/2018 tarihinde yeniden suç işlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 18/01/2016 ile 25/10/2018 tarihleri arasında zamanaşımı süresinin durduğu,
denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 25/10/2018 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı nazara alındığında, 26/02/2008 tarihinden zamanaşımının son kez kesildiği 22/12/2020 tarihine kadar geçen 12 yıl 9 ay 26 günlük süreden, zamanaşımı süresinin durduğu 2 yıl 9 ay 7 günlük süre düşüldüğünde kalan 10 yıl 19 gün sürede 10 yıllık olağan zamanaşımı süresi tamamlandığı cihetle, kamu davasının düşmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE-KARAR Katılan sıfatını alabilecek şekilde atılı suçlardan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Sağlık Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkının bulunduğu, Sağlık Bakanlığına kovuşturma evresinde yöntemine uygun şekilde aynı Kanun'un 234/1. maddesinin (b)-1 bendi uyarınca duruşma gününü bildiren tebligatın yapılmadığı,
bu nedenle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan davadan usûlüne uygun olarak haberdar edilmediği ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığının anlaşılması karşısında, yasa yollarına başvurma hakkı bulunan ve yokluğunda hüküm verilen şikâyetçi kuruma hükmün tebliği gerektiğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği, henüz kesinleşmediği belirlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle denetim süresinin başlamadığı, denetim süresinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle inceleme konusu karar verilmiş ise de; bu kararın da hukukî değerden yoksun olduğu anlaşıldığından,