Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/21094 E. , 2023/5635 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/371 E., 2013/773 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama İTİRAZA KONU KARAR : Düzelterek on
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/21094 E. , 2023/5635 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/371 E., 2013/773 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama İTİRAZA KONU KARAR : Düzelterek onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, 16.01.2017 tarihli ve 2015/11658 Esas, 2017/36 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KD-2023/72641 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümlerde tekerrüre esas alınan Çeşme Sulh Ceza Mahkemesinin 12.10.2010 tarihli ve 2009/225 Esas, 2010/457 Karar sayılı ilâmının, doğrudan ve kesin nitelikli adlî para cezasına ilişkin olduğu, bu nedenle ilâmdaki mahkûmiyetin tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adlî sicil kaydında başkaca tekerrüre esas nitelikte ilâmın da bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağından bahisle düzeltilerek onama ilâmının kaldırılmasına ve hüküm fıkrasındaki sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair bölümlerin çıkartılması suretiyle hükümlerin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Yerel Mahkemece, tekerrüre esas alınan Çeşme Sulh Ceza Mahkemesinin 12.10.2010 tarihli ve 2009/225 Esas, 2010/457 Karar sayılı ilâmında, sanık hakkında basit yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2. maddesi uyarınca doğrudan 2.400,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği, kararın temyiz edilmeksizin 20.11.2010 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305/son maddesine göre temyizi ... olmayan kararlar tekerrüre esas alınamaz. Bir hükmün kesin olup olmadığı, hükmün verildiği tarihe göre belirlenir. İki milyar (iki bin) liraya kadar (bu miktar dâhil) para cezalarına ilişkin hükümlerin temyiz edilemeyeceğine ilişkin 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesinin ikinci fıkrasının birinci bendinin Anayasa Mahkemesinin 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 23.07.2009 tarihli ve 65–114 sayılı kararı ile iptal edilmesinden sonra, ister hapis cezasından çevrilen, isterse de doğrudan verilen adli para cezasına ilişkin hükümlerin 14.04.2011 tarihine kadar hiçbir miktar gözetilmeksizin temyizi ... olduğu; 14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 272. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde; "Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 3.000 Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yasa yoluna başvurulamaz." şeklinde gerçekleştirilen değişiklik ve aynı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen; "Bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz." biçimindeki geçici ikinci madde göz önünde bulundurulduğunda da, 14.04.2011 tarihinden sonra doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL'den fazla adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümleri yönünden temyiz kanun yolu açık hâle gelmiştir. Bu açıklamalar ışığında, 07.10.2010 ila 14.04.2011 tarihleri arasında verilen hükümlerin tamamının temyizinin mümkün olduğu, somut olayda tekerrüre esas alınan ilâmın tarihinin de 12.10.2010 olduğu nazara alındığında, hükmün kesin nitelikte olmadığının anlaşılması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, 16.01.2017 tarihli ve 2015/11658 Esas, 2017/36 Karar sayılı düzeltilerek onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.