KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/21912 E., 2023/5902 K.
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2023
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/1615 E., 2023/1415 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Düzelterek istinaf başvurusunun esastan reddi
- Temyiz edenler
- Sanık ve müdafii
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2023/1615 Esas, 2023/1415 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü
Karar Detayı
338 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında, Antalya 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2023 tarihli ve 2023/738 Esas, 2023/268 Karar sayılı kararıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143/1. maddeleri uyarınca 9 yıl 9 ay hapis cezasına hükmedildiği, hükmün sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2023/1615 Esas, 2023/1415 Karar sayılı kararı ile hükümden 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin çıkartılarak hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,
bu kararın sanık tarafından 22.05.2023 tarihinde, sanık müdafii tarafından 18.05.2023 tarihinde temyiz edildiği, sanığın ise 02.10.2023 tarihinde Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla "cezamın onanmasını istiyorum." şeklinde dilekçe sunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 266/3. maddesinde “aynı Kanunun 150/2. madde ve fıkrası uyarınca sanık ve müdafiinin iradesinin çelişmesi hâlinde müdafiinin iradesine üstünlük tanınması” gerektiği hususunun somut olayda bulunmadığı,
zira 5271 sayılı Kanun'un 266/3. maddesinde atıf yapılan aynı Kanun'un 150/2. maddesinde "çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz"lerin belirtildiği, aynı Kanun'un 150/3. maddesinde ifade edilen "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suç" nedeniyle zorunlu müdafi atanması durumunda ise aynı Kanun'un 266/3. maddesinin uygulanmasının söz konusu olmayacağı ve bu itibarla temyiz isteminden feragat eden sanığın iradesine üstünlük tanınmasının gerekeceği anlaşılmakla,