KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/2286 E., 2024/3195 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/4557 E., 2019/1862 K.
- Şikâyetçi
- ...
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, eksik incelemeyle karar verildiğine, hırsızlık suçunun hukuka aykırılık unsurlarının oluşmadığına, delillerin eksik toplandığına, olay tanığı taksi şoförünün yeniden beyanının alınıp olayın tam olarak aydınlatılması gerektiğine, müvekkilinin olay gecesi apandisit rahatsızlığı nedeniyle çektiği dayanılmaz acılardan kurtulmak amacıyla taksiye binip hastaneye gitmek zorunda olduğundan,
taksi ücretini sonra ödemek üzere arkadaşının evinden aldığı laptopu emanet olarak taksiciye bırakmak suretiyle ödediği dikkate alındığında, sanığın zaruret halinde iken işlediği eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 147 ve 25. maddeleri hükümlerine göre hakkında mahkûmiyet kararı verilemeyeceğine, maddi hakikâtin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması için gerekli deliller toplanmadan, eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğine, hırsızlık suçunun manevi unsurunun oluşmadığına, suç vasfında hataya düşüldüğüne, eylemin hırsızlık olarak değil,
güveni kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/2286, K. 2024/3195, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama