KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/23272 E., 2025/24656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/287 E., 2023/222 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise. "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "temyize konu kararın gerekçesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğuna, somut delillerle desteklenmediğine, müvekkilinin banka ile yapmış olduğu telefon görüşmesinin sayın heyetçe yanlış anlaşıldığına, mütalaaya karşı yapmış oldukları savunmada dile getirdikleri olgular üzerinde durularak araştırma yapılmaksızın niyet okuma sureti ile karar verildiğine, katılanın hesabından parayı müvekkilinin hesabına aktaran kişi, hangi IP numarasından işlem yapıldığı,
ilgili IP numarası ile müvekkilinin herhangi bir bağlantısı olup olmadığı, hangi şehirden işlem yapıldığı hususlarının tespit edilmediğine, ATM'den parayı çekip menfaat elde edenin kimliğinin saptanmadığına, olay sonrası müvekkilinin ilgili şahıslarla irtibat kurup kurmadığı,
parayı uhdesine alıp almadığı konusunda herhangi bir araştırmada bulunulmadığına, sadece sanığın kartının, bilgisi ve talimatı dışında suç işlenmek amacı ile kullanılmasının sanığı suçlu yapmayacağına, suçu işleyen kişilerin banka kartı şifresini nasıl temin ettiği konusunda müvekkilinin bilgisinin olmamasının da masumiyetine halel getirmeyeceğine, kaldı ki müvekkilinin suça konu banka kartını uzun süredir kullanmadığına, içerisinde yüklü miktarda bakiye bulundurmadığına, sürekli olarak kullanmadığı için de kartının kaybolduğundan dahi haberdar olmadığına,
kredi kartının kaybolduğundan bahisle zaten suç tarihinden önce banka ile iletişime geçtiğine ve kartının yenilenmesini, öncekinin iptal edilmesini talep ettiğine, gelen kredi kartını aktif hale getirip kullanmak istediğinde blokeli olduğunun saptandığına, sayın mahkemece banka kartı ile kredi kartının ayrımının dahi yapılmadığına, iddia edilen olguların araştırılması konusunda herhangi bir karar verilmediğine, şüpheli ve aydınlatılamamış olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemeyeceğine, ceza mahkûmiyetinin bir ihtimale değil,
kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
05.04.2018 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 06.04.2018 olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/23272, K. 2025/24656, 30 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama