KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/24637 E., 2024/5690 K.
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93791 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı
Karar Detayı
406 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olacağı, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 22/02/2013 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 22/12/2022 tarihine kadar geçen 9 yıl 9 aylık süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18/12/2013 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suçun tarihi olan 15/05/2014 tarihleri arasında geçen 4 ay 27 günlük durma süresi de çıkarıldığında 9 yıl 5 ay 27 gün geçmiş olduğu cihetle, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu dikkate alındığında,
dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı,
dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18.12.2013 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının 07.04.2022 tarihinde kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 15.05.2014 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede.
Sanığın suç tarihinde gündüz vakti sayılan saat 14.30 sıralarında şikâyetçiye ait iş yerinden 4 adet eşofman çalması şeklindeki eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin (hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle duran süre de eklendikten sonra) 22.02.2013 olan sorgu tarihinden 22.11.2022 olan mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, sanık hakkındaki hırsızlık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine,
yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul