KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/24751 E., 2025/22968 K.
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/2080 E., 2022/2087 K
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama 1-Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Karar Detayı
460 kelime·2 dk okuma
Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen.
“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tâbi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, 2- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın.
5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''verilen kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğuna, sanığın suça konu eşyaları çaldığına dair somut, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığına, tüm delillerin soyut beyanlardan ibaret olduğuna, sanığın bu suçları işlediğine dair hiçbir görüntü ve tanık beyanı mevcut olmadığına, sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, kararın bozulması gerektiğine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede.
Kamera kayıtlarının incelenmesinde, sanık ile iştirak halinde suçu işleyen ve hakkında verilen mahkûmiyet kararları kesinleşen suça sürüklenen çocuğun yüzlerini gizlemek amacıyla kapattıklarının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin aynı zamanda 5237 sayılı TCK'nın 142/2-f bendinde düzenlenen "tanınmamak için tedbir alarak hırsızlık" suçunu oluşturduğu ve 142/2-f-h maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerektiği hâlde, aynı Kanun'un 142/2-h maddesi ile uygulama yapılması sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Silvan Asliye Ceza Mahkemesine,