Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/25227 E. , 2024/7543 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94068 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, su
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/25227 E. , 2024/7543 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94068 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar ve sanığın iştirak halinde, müştekiye ait aracın camını kırarak çalmaya teşebbüs ettikleri olay ile ilgili olarak dosyada bulunan diğer suça sürüklenen çocuk ... hakkında aynı nitelikli hırsızlık suçu yönünden verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27/02/2019 tarihli ve 2018/1301 esas, 2019/386 karar sayılı ilâmında, "...suça sürüklenen çocuk ...'ın hırsızlık suçunu işlediğine dair sadece olay yerinde bulunmasının dışında ve savunmasının aksini kanıtlar nitelikte herhangi bir delil elde edilemediğinden, CMK.nun 223/2-e maddesi gereğince yüklenen suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine..." karar verilmiş olması ile birlikte, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı mala zarar verme suçunu işlediğini gösterir nitelikte bir delil bulunmadığı gerekçesiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 07/09/2020 tarihli 2020/4355 esas, 2020/7032 sayılı ilamı ile beraatine karar verildiği, ayrıca diğer sanık... hakkında da yapılan yargılama sonucunda Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/03/2018 tarihli ve 2017/1165 esas, 2018/451 sayılı kararı ile "sanığın müsnet suçları işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği" gerekçesi ile beraat kararı verildiği, hususları nazara alındığında, Suça sürüklenen çocuğun, mala zarar verme ve nitelikli hırsızlığa teşebbüs etme suçlarından mahkumiyetine karar verilmiş ise de, dosya içerisinde yer alan görüntü inceleme ve şüpheli tespit tutanağı içeriğinde görüntülerin çok kötü olması nedeniyle olayın ne şekilde meydana geldiğinin belirlenemediği, olay anına ilişkin herhangi bir görüntünün mevcut olmadığı, suça sürüklenen çocuğun suç saati itibariyle tren garına yakın olduğunun belirlendiği, olayın görgü tanığının bulunmadığı, araçtan elde edilen vücut izlerinin mukayeseye elverişli olmaması nedeniyle izlerin suça sürüklenen çocuğa ait olup olmadığının belirlenemediği, suça sürüklenen çocuğun suçlamaları kabul etmediği, suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına karar verilebilmesi için mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilmesi gerektiği, dosya kapsamında yer alan delillerden kuşku sınırlarını aşar şekilde müsnet suçları işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE - KARAR İnceleme konusunu oluşturan davada, suça sürüklenen çocuk hakkında, Aydın Çocuk Mahkemesinin 09.02.2018 tarihli ve 2017/468 Esas, 2018/54 Karar sayılı ilâmı ile hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyet kararlarının verildiği, mala zarar verme suçundan verilen hükmün kesin nitelikte olup hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, aynı dosyada yargılanan diğer suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinin ise, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27.02.2019 tarihli ve 2018/1301 Esas, 2019/386 Karar sayılı ilâmı ile, mala zarar verme suçu bakımından istinaf başvurusunun reddine, hırsızlık suçu bakımından ise, "...suça sürüklenen çocuk ...'ın hırsızlık suçunu işlediğine dair sadece olay yerinde bulunmasının dışında ve savunmasının aksini kanıtlar nitelikte herhangi bir delil elde edilemediğinden, CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince yüklenen suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine..." karar verildiği, mala zarar verme suçu verilmekle kesin nitelikte olduğu için, kanun yararına bozma talebine konu edildiği ve suça sürüklenen çocuk Savaş'ın mala zarar verme suçundan Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 07.09.2020 tarihli ve 2020/4355 Esas, 2020/7032 Karar sayılı ilâmı ile aynı gerekçe ile beraatine karar verildiği, hakkında ayrıca yargılama yapılan yaşı büyük sanık... hakkında Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2017/1165 Esas, 2018/451 Karar sayılı kararı ile "sanığın müsnet suçları işlediğine ilişkin mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği" gerekçesi ile beraat kararı verildiği ve verilen beraat kararının istinaf edilmeksizin kesinleştiği ve bu nedenle delil durumu suça sürüklenen çocuk ... ve sanık... ile aynı durumda olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından beraat kararları verilmesinin talep edildiği anlaşılmış ise de; kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan bu durumların ancak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği, kanun yararına bozma gerekçesi yapılamayacağından ve delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünden söz edilerek kanun yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağı da bulunmadığından, ... Çocuk Mahkemesinin mala zarar verme suçu bakımından verilmekle kesin nitelikte olup hırsızlık suçu bakımından istinaf edilmeksizin kesinleşen 09.02.2018 tarihli ve 2017/468 Esas, 2018/54 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.