İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/26798 Karar: 2026/3905 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/26798 K.2026/3905

2. Ceza Dairesi 2023/26798 E. , 2026/3905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2606 E., 2023/343 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, İlk Derece Mahkemesinin kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar ...

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/26798 E. , 2026/3905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2606 E., 2023/343 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, İlk Derece Mahkemesinin kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar ...

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/26798 E. , 2026/3905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2606 E., 2023/343 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, İlk Derece Mahkemesinin kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 1 43... .maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, sanıklar müdafiilerinin istinaf talebi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp İlk Derece Mahkemesi kararları kaldırılarak, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 141/1, 1 43... . maddeleri gereğince ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, hükümlerin temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteminin ''eksik inceleme ile karar verildiğine, sanıkların savunmalarının aksinin ispatlanamadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına''; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ''sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II- Sanık ... hakında kurulan hüküm yönünden Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; A. Hüküm tarihinde aynı yargı çevresinde bulunan ... D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 05.07.2022 tarihli duruşmada SEGBİS yoluyla veya bizzat hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, B. Sanığın 15.10.2020 tarihinden bir kaç gün önce tek başına gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminin saat kaçta gerçekleştiği , sanık ve güvenlik görevlisi ...'den sorulup suç saati kesin olarak belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 143.maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, C. İnceleme konumuz olan dosyada değerlendirme yapabilmek için zincirleme suç kapsamında işlendiği kabul edilen hırsızlık eylemleri ile ilgili olarak uygulamada ortaya çıkan muhtelif sorunların çözümüne dair kanunda, madde gerekçelerinde CGK ve daire uygulamalarında yer alan ilke ve kabulleri özetlemekte fayda görülmüştür. 1. 5237 sayılı TCK'nın 43/1.maddesinde düzenlenen bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişinin zilyetliğindeki mallara yönelik olarak hırsızlık suçunun işlendiğinin mahkemece kabul edilmesi hâlinde, öncelikle bu suçlardan hangilerinin hangi sebeple, zincirleme suça dahil olduğu belirlendikten sonra; bu suçlardan haklarında beraat kararı verilmiş olanlar, dava zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verilmesi gerekenler, genel af, şikayet süresi, şikâyetten vazgeçmeye konu olanlar, uzlaşmaya konu olanlar gibi hususlar ayrı ayrı değerlendirilip eylemlerden her birinin ayrı ayrı suçun bütün unsurlarını ve cezalandırılabilme şartlarını taşıması gerektiği gözetilmelidir. (CGK'nun 16.05.2017 gün ve 2015/7-593 E., 2017/273 K., 28.02.2012 gün ve 2010/2-287 E., 2012/58 K.ile 05.11.2019 gün ve 2018/5-526 E., 2018/639 K.sayılı kararları kısmen farklı olmak üzere zamanaşımı konusuna dair.) Zincirleme suça dahil olan suçlardan biri hakkında beraat kararı verilmiş ya da zamanaşımı, genel af, şikayetten vazgeçme, uzlaştırma gibi ceza ilişkisini ortadan kaldıran bir sebebe dayalı hüküm kurulmuşsa veya bu şekilde hüküm kurulması gerekir nitelikte ise o suç bakımından zincirleme suç ilişkisi ortadan kalkar. (CGK'nun 18.09.2012 gün ve 303/296 E/K., 12.03.1996 gün ve 24/34 E./K., 11.03.2003 gün ve 328/28 E./K., 05.02.2002 gün ve 28/179 E./K. Sayılı kararları da hukuki kesintiye dair emsal kararlardır.) Suçun işleniş şekline göre zincirleme suça dahil suçlardan biri hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmişse bu suç da zincirleme suçun içinde değerlendirilemez. (CGK'nun 14.06.2023 gün ve 2023/7-221 E.,2023/351 K.) 2. Zincirleme suça dahil kabul edilen suçların her birinin tamamlanma, teşebbüste kalma ve suç yolunda katedilen mesafe, suçun geceleyin işlenmesi durumu, suça konu değerin miktarına bağlı olarak TCK'nın 61. maddesi gereğince temel ceza tayinine etkileri, TCK'nın 145. maddesi yönünden değer azlığı-çokluğu, TCK'nın 168.maddesi çerçevesinde soruşturma ve kovuşturma aşamasında tam veya kısmi iade, tazmin durumu ile kısmi iade veya tazmin halinde mağdurun rızasının varlığı, suç tarihine göre yaş küçüklüğü, sonuç cezanın tayinine etkili olacağı için her bir suç ile ilgili müstakilen, ayrı ayrı uygulama yapıp sonuçlarının karşılaştırılması suretiyle en ağır cezayı gerektiren hâlin ve böylece sonuç cezanın belirlenmesi gerekmektedir. (CGK'nun 07.12.2019 gün ve 2015/13-770 E.,2019/74 K.) 3. Zincirleme suç uygulaması kapsamında görülen suçların her birinin fazla cezaya yol açabileceği düşünülen sebeplerin birleştirilmesi suretiyle, bunlar uygulanarak en ağır cezayı gerektiren hâlin tespiti yoluna gidilerek sonuç ceza hesaplanması (tayini) şeklindeki ''Karma Uygulama'' hukuka uygun değildir. 4. Zincirleme suçun söz konusu olduğu durumlarda her bir suç için ayrı ayrı uygulama yapılarak en ağır cezayı gerektiren sonuç cezanın tespiti amacıyla, TCK'nın 61. maddesine göre belirlenen temel cezanın, aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca 1/4'ünden 3/4'üne kadar artırılması hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca hakim, somut olaydaki zincirleme şekilde işlenen suçların sayısını da göz önünde bulundurarak maddede gösterilen oranlar arasında bir belirleme yaparak cezayı artıracaktır. 5.CGK'nun 23.10.2024 gün ve 2022/3-494 Esas, 2024/320 Karar sayılı kararında zincirleme suçun, suçun nitelikli hallerinden olmadığı için temyiz sınırının belirlenmesinde nazara alınmayacağı karara bağlanmış, ''Mahiyeti itibariyle suçun nitelikli hallerinden olmayan TCK'nın 43.maddesindeki ''zincirleme/müteselsil suç'' hükmünün, temyiz edilemezlik sınırının belirlenmesinde dikkate alınmasının mümkün olmaması, anılan suçun, 3713 sayılı Kanun'un 3 veya 4.maddelerinde tadat olunmaması sebebiyle aynı Kanun'un 5/1.maddesinin tatbik edilemeyeceği hususları birlikte gözetildiğinde, Kesinleştiğinde temyiz yoluna tabi olmadığı kabul edilmelidir.'' denilmiştir. CGK'nun 26.11.2019 gün ve 208/666 sayılı kararında da; sanığın eyleminin zincirleme şekilde cinsel taciz suçunu oluşturduğu kabul edilen olayda cinsel taciz suçu bakımından dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği hususu değerlendirilirken zincirleme suç nedeniyle artırım dikkate alınmamak suretiyle TCK'nın 43. maddesi suçun nitelikli hâli olarak kabul edilmiştir. TCK'nın 43/1. maddesi sanık lehine getirilmiş düzenlemedir. Başka bir ifadeyle cezayı artıran hâllerden değildir. Zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı hâllerde aslında işlenen birden fazla suç olmasına rağmen, fail bu suçların her birinden ayrı ayrı cezalandırılmamakta, buna karşın bir suçta verilen ceza belirli miktar artırılmaktadır. Bununla birlikte zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilecek ceza, teselsülü oluşturan her bir suçun yukarıda açıklanan çerçevede müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından da fazla olmamalıdır. 6. Ayrıca kural olarak soruşturma aşamasında sanığın aynı suç işleme kararıyla, aynı mağdura karşı değişik zamanlarda aynı suçu işlediğinin tespit edilmesi durumunda soruşturma dosyalarının birleştirilerek kamu davası açılması, bu hususa riayet edilmeden kamu davalarının açılması hâlinde ise zincirleme suç kapsamında kaldığı belirlenen suçlar yönünden davalar birleştirilerek yargılamaya devamla zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının değerlendirilmesi gerekecektir. 7. Ancak zincirleme suça dahil suçlardan biri ya da birkaçı hakkında bu husus fark edilmeden, gözetilmeden dava açılmış mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu kararda kesinleşmişse zincirleme suça konu ikinci suç - derdest suçla ilgili olarak mahkemece kesinleşen hükme konu eylemde göz önüne alınarak zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki sonuç ceza ile karşılaştırılmalı, kesinleşen cezadan fazla bir ceza miktarı ortaya çıkıyorsa bu fark kadar cezaya hükmedilmelidir. (CGK’nun 15.03.2016 gün ve 2014/847 E. 2016/128 K. sayılı kararı bu konuya ilişkindir.) Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 13.03.2017 gün ve 2014/30048 E. 2017/2840 K. , 18.02.2020 tarih ve 2019/14693 E. 2020/2780 K. sayılı kararı ile Yargıtay 17. Ceza Dairesi (Kapatılan) 15.02.2018 tarih ve 2016/639 E. 2018/1801 K. sayılı kararları da konuya ilişkindir. Bu tespit ve değerlendirmeler sonucunda inceleme konusu olayda; a. İddianame ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde suçun niteliğinin tespitine ilişkin olarak ''..sanıkların katılanın işyerine bir şekilde girerek..'' şeklindeki kabule istinaden sanıklar ... ve ...'ın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesi kapsamında değerlendirildiği, Bölge Adliye Mahkemesince kamera görüntülerinin izlendiğinden bahsedildiği, ancak kamera izlemesi sırasında suç niteliğinin tayinine esas hangi hususların görüldüğü ve İlk Derece Mahkemesi kararında ''..sanıkların katılanın işyerine bir şekilde girerek...'' çalındığı kabul edilen eşyaların çalınıp çalınmadığı, çalınmış ise nereden çalındığı hususu denetime elverişli bir şekilde izleme tutanağına geçirilip kararda bu husus tartışılmadan eksik araştırma ile suç niteliğinin aynı Kanun'un 141/1 olarak tayini, Kararımızın II/C bölümünde açıklandığı üzere; b. Sanık ... hakkında diğer sanıkların eylemlerine iştirak suretiyle işlediği kabul edilen eyleminin niteliği (a) bendinde ifade edildiği şekilde 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesi kapsamında kabul edilmiş olması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasına esas eylemlerin her biri yönünden ayrı ayrı uygulama yapılıp, mahkemece tayin edilecek sonuç cezaların toplamı ile TCK'nın 43. maddesi uygulaması suretiyle her iki eylemden birlikte verilebilecek sonuç ceza karşılaştırılmak suretiyle, TCK'nın 43. maddesi uygulanarak verilecek ceza, ayrı hükümler kurulması halinde verilecek cezadan fazla ise bu durumda ayrı ayrı hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden bu hususu tartışma konusu yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2 maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca ... 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla