KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/28408 E., 2024/9097 K.
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı
- Tebliğname görüşü
- Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Karar Detayı
331 kelime·2 dk okuma
Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin suç vasfının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesi olarak belirlenmesi, teşebbüs ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ve aynı Kanun'un 145. maddesi gereğince sanığın cezasından indirim yapılması gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ise, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede.
İnceleme dışı suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin, İlk Derece Mahkemesinin karar duruşmasında hazır bulunmaması durumunun dosyadaki deliller itibariyle sanık bakımından suçun sübutunu etkilemediği, bahse konu usûl hükümlerine aykırılık durumunun suça sürüklenen çocuk bakımından geçerli olup Bölge Adliye Mahkemesince de bu hususun bozma sebebi yapıldığı anlaşılmakla; tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.