KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/28666 E., 2023/9547 K.·K Anunyararına Bozma İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/206 D. İş.
- Şikâyetçi
- ...
- Şüpheli
- ...
- Suç
- Hırsızlık
- Karar
- İtirazın reddi
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108481 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Her ne kadar şüphelinin olay tarihinden önce müştekiye ait çalıştığı işyerinden iki adet 5 litrelik yağı çalması şeklindeki hırsızlık eyleminin, alacağın tahsili amacıyla hırsızlık suçunu oluşturduğu ve anılan suçun da şikâyet ve uzlaşma kapsamında bulunduğu ve uzlaştırma yapılmadan iddianame düzenlendiği gerekçesi ile şüpheli hakkında düzenlenen iddianamenin iadesine yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan Kanun’un 174/2. maddesinde suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceğinin düzenlendiği, yine söz konusu Kanun'un 170/2. maddesinde yer alan "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa.
Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği gibi mahkemenin de hukukî nitelendirme ile bağlı olmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Her ne kadar şüphelinin olay tarihinden önce şikâyetçiye ait çalıştığı iş yerinden iki adet 5 litrelik yağı çalması şeklindeki hırsızlık eyleminin, alacağın tahsili amacıyla hırsızlık suçunu oluşturduğu ve anılan suçun da şikâyet ve uzlaşma kapsamında bulunduğu ve uzlaştırma yapılmadan iddianame düzenlendiği gerekçesi ile şüpheli hakkında düzenlenen iddianamenin iadesine yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, 5271 sayılı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan Kanun’un 174/2. maddesinde suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceğinin düzenlendiği, yine söz konusu Kanun'un 170/2. maddesinde yer alan "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa.
Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda Mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği gibi Mahkemenin de hukukî nitelendirme ile bağlı olmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/28666, K. 2023/9547, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama