İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/29283 Karar: 2024/9337 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/29283 K.2024/9337

2. Ceza Dairesi 2023/29283 E. , 2024/9337 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116687 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/29283 E. , 2024/9337 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116687 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/29283 E. , 2024/9337 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116687 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 16/04/2014 tarihli kararının kanun yararına bozulması hâlinde, suça sürüklenen çocuk hakkında erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Bitlis İnfaz Hakimliğinin 26/07/2022 tarihli ve 2022/2093 esas, 2022/2068 sayılı kararının hukuki değerden yoksun kalacağı gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, 18 yaşını tamamlamamış bulunan, dosyada mevcut adli sicil kaydına göre de suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanan hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki düzenleme uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasının bentlerinde yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde, Kabule göre de, 1- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesinde "(1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hakimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur. (2) Derhâl tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir. (3) Mahkeme veya çocuk hakimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi kararda gösterilir." hükmü yer almasına rağmen, suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun'un 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulmasında, 2- Suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin diğer bir ifadeyle ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, farik mümeyyiz olmadığının tespiti hâlinde 5237 sayılı Kanun’un 31/2. maddesine göre suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilemeyeceği, sadece güvenlik tedbirine hükmolunabileceğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükümlerin verildiği tarihte suça sürüklenen çocuğun 18 yaşından küçük olduğu gözetildiğinde müdafii olmadan karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2. maddesi uyarınca savunma hakkının kısıtlandığı tespit edilmiştir. 2. Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca, fiilllerin işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği mala zarar verme fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu hâlde, Mahkemece mala zarar verme suçu için de sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulduğu belirlenmiştir. 3. Suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/2. maddesi uyarınca işlediği mala zarar verme suçunun hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. 4. On sekiz yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, hapse çevrilmeyeceği gözetilmeyerek 5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesine aykırı davranılarak yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. 5. İnceleme konusu hükümler hakkında belirlenen hususlar yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla