KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/29685 E., 2024/10786 K.·İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/637 D. İş
- Suç
- Hırsızlık
- Karar
- İtirazın reddi
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
826 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/121402 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 09/06/2023 tarihli ve 2023/16226 esas, 2023/11423 karar sayılı ilâmında, "...Şüpheliler ... ve ... ait resmi kimliğe dair belgenin bulunmamasının iddianamenin iadesi sebepleri arasında sayılmadığı, kaldı ki şüphelilere ait kimlik bilgilerinin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kayseri İl Göç İdaresine sorulduğu ve İl Göç İdaresi tarafından alınan 26.07.2022 tarihli yazıda yapılan araştırmada anılan şüphelilere ait herhangi bir sonuca ulaşılamadığının bildirildiği, şüphelilere ait adli sicil kaydının sorgulamasının yapılarak buna ilişkin evrakın dosya içerisinde yer aldığı,
ayrıca dosya kapsamında yer alan şüphelilerin parmak izi ve fotoğraf kayıt formu bilgilerinden de açık kimlik bilgilerinin tespit edildiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla şüphelilerin kimliğine dair ayırt edici unsurların dosyada mevcut olduğu...
... şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işledikleri hususunda kamu davası açmaya yarar yeterli delil ve şüphenin elde edildiği, bu yöne ilişkin takdir hakkının Cumhuriyet savcısında olduğu, kaldı ki söz konusu eksikliğin yargılamanın her aşamasında Mahkemesince giderilebileceği, iade kararında sayılan gerekçenin 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeden, merci tarafından iddianamenin iadesine yapılan "itirazın kabulü" yerine "reddine" karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. " şeklinde açıklamalar ile;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2023 tarihli kararında yer alan "...Mahkememize aynı sebepe dayalı olarak 2. kez iddianamenin iadesine karar verildiği, 3. kez düzenlenen iddianamede de iade kararlarında belirtilen eksikliklerin giderilmediği, şüphelilerin kimliklerini doğrulayan hiçbir belgenin dosyada yer almadığı, beyana göre kimlik tespitinin yapıldığı, yargılanan kişilerin gerçekte hangi kimlik bilgisine sahip olduklarının tespit edilemediği, şüphelilere geçici T.C. kimlik numarası alınmaksızın dava açıldığı anlaşılmakla" şeklinde gerekçe ile iddianamenin üçüncü kez iadesine karar verilmiş ise de;
Şüpheliler Abdulsamed Amonihan ve Cennet Cumahan'a ait resmi kimliğe dair belgenin bulunmamasının iddianamenin iadesi sebepleri arasında sayılmadığı, şüphelilere ait İstanbul Göç İdaresi Müdürlüğünden temin edilen kimlik tespitine ilişkin evrakların dosya içerisinde yer aldığı, ayrıca şüphelilerin üzerine atılı suçu işledikleri hususunda kamu davası açmaya yarar yeterli delil ve şüphenin elde edildiği, bu yöne ilişkin takdir hakkının Cumhuriyet savcısında olduğu,
kaldı ki söz konusu eksikliğin yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği, iade kararında sayılan gerekçenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2023 tarihli kararında yer alan "...Mahkememize aynı sebepe dayalı olarak 2. kez iddianamenin iadesine karar verildiği, 3. kez düzenlenen iddianamede de iade kararlarında belirtilen eksikliklerin giderilmediği, şüphelilerin kimliklerini doğrulayan hiçbir belgenin dosyada yer almadığı, beyana göre kimlik tespitinin yapıldığı, yargılanan kişilerin gerçekte hangi kimlik bilgisine sahip olduklarının tespit edilemediği, şüphelilere geçici T.C. kimlik numarası alınmaksızın dava açıldığı anlaşılmakla" şeklinde gerekçe ile iddianamenin üçüncü kez iadesine karar verilmiş ise de;
Şüphelilere ait resmî kimliğe dair belgenin bulunmamasının iddianamenin iadesi sebepleri arasında sayılmadığı, şüphelilere ait İstanbul Göç İdaresi Müdürlüğünden temin edilen kimlik tespitine ilişkin evrakların dosya içerisinde yer aldığı, ayrıca şüphelilerin üzerine atılı suçu işledikleri hususunda kamu davası açmaya yarar yeterli delil ve şüphenin elde edildiği, bu yöne ilişkin takdir hakkının Cumhuriyet savcısında olduğu, kaldı ki söz konusu eksikliğin yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği, iade kararında sayılan gerekçenin 5271 sayılı Kanun'un 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/29685, K. 2024/10786, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama