KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/8527 E., 2024/2899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/2179 E., 2022/98 K.
- Şikâyetçi
- ...
- Suça sürüklenen çocuk
- ...
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
- Hükümler
- İstinaf başvurularının esastan reddi, istinaf başvurularının reddi
- Tebliğname görüşü
- İade, ret, bozma
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 24.02.2022 günlü ve 2020/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararı doğrultusunda, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yokluğunda verilen hükmün suça sürüklenen çocuk müdafiine tebliğine rağmen yasa yoluna başvurmaması karşısında, kararın Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ve 5271 sayılı Ceza Muhkemesi Kanunu'nun 35/2. maddeleri uyarınca, suça sürüklenen çocuğa da tebliğ edilmesi gerektiğinden öğrenme üzerine, suça sürüklenen çocuk tarafından verilen 16.08.2022 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek, mahkemenin temyiz isteminin reddine dair 09.09.2022 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede:
1)Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan verilen istinaf başvurularının reddine ilişkin karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan verilen ve 5271 sayılı Kanun'un 272/3-a maddesine göre istinaf yoluna başvurulamayacak olan kesin nitelikteki 2.400,00 TL adlî para cezası ile ilgili olarak Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin istinaf başvurularının reddine dair kararına karşı aynı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulabileceğinden, suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçu ile ilgili kanun yolu başvurusu itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2)Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
3)Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin, kendisine tebliğ yapılmayarak adil yargılanma hakkının elinden alındığına, atılı suçu işlemediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, suça sürüklenen çocuğa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğa atanan zorunlu müdafiinin hüküm duruşmasında hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/8527, K. 2024/2899, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama