İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/1019 Karar: 2024/11073 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/1019 K.2024/11073

2. Ceza Dairesi 2024/1019 E. , 2024/11073 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/597 D. İş SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerin

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/1019 E. , 2024/11073 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/597 D. İş SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerin

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/1019 E. , 2024/11073 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/597 D. İş SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1742 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Söz konusu kovuşturmaya yer olmadığı kararının nitelikli hırsızlık eylemi yanında kamu malına zarar verme eylemine de yönelik olduğu halde Bayburt Sulh Ceza Hâkimliğinin 06/07/2023 tarihli anılan mercii kararında kamu malına zarar verme eylemine yönelik bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmış olup eksikliğin mahallinde her zaman ikmal edilebileceği gözetilerek yapılan incelemede; 1- Dosya kapsamına göre, merciince nitelikli hırsızlık suçunun olağan zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Türk Ceza kanunu'nun 66/1-d maddesi uyarınca 15 yıl olduğu, bu sebeple zamanaşımı süresinin bu aşamada tamamlanmadığından anılan kovuşturmaya yer olmadığı kararına yönelik itirazın kabulü ile kaldırılmasına karar verilmiş ise de; Soruşturma konusu olayın TRT Erzurum Müdürlüğü çalışanları tarafından yapılan ihbar üzerine Kıratlı Köyü Akpınar Mevkiinde bulunan TRT verici istasyonundan 2 adet demir kapı, 2 adet panjkur, 50 metre engel teli, 30 metrelik çelik kalvenizli boru, 17 adet demir direğin, binanın iç elektrik tesisatının ve elektrik panosunun bilinmeyen bir zaman diliminde çalındığının tespitine ilişkin olduğu, olay tarihinin, dosya içinde yer alan ''Olay yeri görgü tespit tutanağı'' incelendiğinde 10/08/2011 tarihi olduğu, 14/04/2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve olay tarihinde yürürlükte olan 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1. maddesinİN ''Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına ve hizmetine tahsis edilen eşya hakkında ... işlenmesi halinde fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.'' şeklinde olduğu, bu maddenin en son 28/06/2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 62 nci maddesiyle değiştirildiği ve söz konusu eylemin işlenmesi halinde hükmedilecek cezanın “üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası” olarak tayin edildiği, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanun'un 9. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 6217 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, anılan Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, 6545 sayılı değişikliği ile anılan Kanun'un 142/1 maddesine göre yine anılan Kanunun 66/1-d maddesinde belirlenen 15 yıllık dava zamanaşımından daha lehe olduğu belirlenerek, soruşturmaya konu nitelikli hırsızlık suçu yönünden dava zamanaşımının 10/08/2019 tarihinde dolduğu göz önüne alındığında, yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde, Kabule göre ise; 2- Bayburt Sulh Ceza Hâkimliğinin 06/07/2023 tarihli kararı ile evrakın daimi arama kararına bağlanarak araştırmanın zamanaşımı süresince devam etmesi gerektiğinden bahisle yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de; esasen bu kararın soruşturmanın genişletilmesi anlamına geldiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder...” ile aynı Kanun’un 173/4. maddesindeki “Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklindeki düzenleme karşısında Sulh Ceza Hâkimliğince soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi ve Cumhuriyet savcılığınca söz konusu bu hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra şüpheli hakkında itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ve itirazın kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Suç tarihinde belirlenemeyen bir zamanda, kimliği tespit edilemeyen şüpheli veya şüpheliler tarafından Kıratlı Köyü Akpınar Mevkiinde bulunan TRT verici istasyonundan 2 adet demir kapının, 2 adet panjurun, 50 metre engel telinin, 30 metrelik çelik galvanizli borunun, 17 adet demir direğin, binanın iç elektrik tesisatının ve elektrik panosunun bilinmeyen kişiler tarafından çalınması şeklinde gerçekleşen olayda, kimliği belirlenemeyen şüpheli veya şüphelilerin eylemlerinin suç tarihine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-a ve 152/1-a maddelerinde belirtilen hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarını oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık zamanaşımı süresinin suç tarihinden itibaren zamanaşımını kesen herhangi bir işlemin bulunmaması sebebiyle atılı suçlar bakımından dolduğu, bu itibarla verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bayburt Sulh Ceza Hâkimliğinden kesin olarak verilen 06.07.2023 tarihli ve 2023/597 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, verilen kararın niteliği itibarıyla (2) numaralı kanun yararına bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava dosyasının itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla