İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/11010 Karar: 2024/18992 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/11010 K.2024/18992

2. Ceza Dairesi 2024/11010 E. , 2024/18992 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/656 E., 2019/825 K., 2019/1914 D.İş SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli İNCELEME KONUSU KARAR :Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve bu kara

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/11010 E. , 2024/18992 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/656 E., 2019/825 K., 2019/1914 D.İş SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli İNCELEME KONUSU KARAR :Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve bu kara

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/11010 E. , 2024/18992 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/656 E., 2019/825 K., 2019/1914 D.İş SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli İNCELEME KONUSU KARAR :Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve bu karara yönelik itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58390 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1- Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2019 tarihli ve 2018/656 esas, 2019/825 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 06/04/2018 tarihli ve 2018/19161 esas sayılı iddianame ile sadece "bina eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık" suçundan kamu davası açıldığı, iddianamede hırsızlık suçunu oluşturduğu iddia edilen fiile ilişkin açıklamalar ve anlatım dışında konut dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturduğu düşünülen eyleme ilişkin herhangi bir açıklamada bulunulmadığı, bu itibarla yargılamaya konu edilen ve hüküm kurulan konut dokunulmazlığını ihlâl suçundan usulüne uygun açılmış bir ceza davası bulunmadığı, 19/09/2019 tarihli 3 nolu celsede konut dokunulmazlığını ihlâl suçundan ek savunma hakkı tanınmasının, konut dokunulmazlığını ihlâl suçundan hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesindeki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenlemeye aykırı davranılmak suretiyle, sanık hakkında açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/12/2019 tarihli ve 2019/1914 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2019 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının anılan mercii kararıyla kaldırılmasını takiben, yeniden yapılan yargılama neticesinde, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 116/1, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına yönelik Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2020 tarihli ve 2020/73 esas, 2020/230 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 24/05/2023 tarihli ve 2023/1392 esas, 2023/2267 sayılı kararında yer alan, "Sanık hakkında Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19/09/2019 tarih, 2018/656 Esas ve 2019/825 sayılı kararı ile konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hırsızlık suçundan ise mahkumiyetine hükmolunduğu, sanığın 23/09/2019 tarihli dilekçesi ile açıkça sadece hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunda bulunduğu, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen karara yönelik itirazının bulunmadığı, CMK'nın 231/12. maddesi gereğince itiraz edilmeyen kararın kesinleşeceği gözetilmeden Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13/12/2019 tarih ve 2019/1914 değişik iş sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılmış ise de, hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen yada kesin nitelikteki karar ve hükümlerde varsa hukuka aykırılıkların ancak 5271 sayılı CMK'nın 309. ve 310. maddelerinde düzenlenen kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolu ile denetlenebileceği,Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13/12/2019 tarih ve 2019/1914 değişik iş sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,..." şeklindeki açıklamalar ile Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/73 esas sayılı kararının bozulması üzerine Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/1914 değişik iş sayılı kararı aleyhine kanun yararına bozma isteminde bulunulduğu nazara alındığında, Somut olayda, sanığın 23/09/2019 tarihli dilekçesi ile açıkça sadece hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunda bulunduğu, konut dokunulmazlığını ihlâl suçundan verilen karara yönelik itirazının bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi gereğince itiraz edilmeyen kararın kesinleşeceği gözetilmeden, mercii tarafından itirazın reddi yerine yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2018/656 Esas, 2019/825 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin incelemesinde; A. GEREKÇE - KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.03.2023 tarihli ve 2022/7-265 Esas, 2023/178 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün konusu ve suçu değerlendirmede mahkemenin yetkisi" başlıklı 225. maddesindeki; "Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir." şeklindeki düzenleme gereğince de hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Maddedeki özenle seçilen ifade biçiminden anlaşıldığı üzere, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiildir. Bir fiil nedeniyle dava açıldığının kabul edilebilmesi için o fiilin iddianamede açıkça gösterilmesi gerekir. İddianamede anlatılan ve çerçevesi çizilen fiilin dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan bir fiil nedeniyle yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna mutlak aykırılık hâllerindendir. Bu bakımdan iddianamenin ayrıntılı olması, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiilin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açıklanması, suçun açık ve net bir biçimde belirtilmesi zorunludur. Böylece sanık, savunma yapmadan önce iddianamede açıklanan, üzerine atılı suçun ne olduğunu ve hangi kanun maddelerinin uygulanacağını anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunma imkânı sağlanarak, savunma hakkı kısıtlanmamalıdır. Dosya kapsamına göre; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2018 tarihli ve 2018/19161 Esas sayılı iddianamesinde, sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından sevk maddesi gösterilmemiş ise de, iddianame içeriğinde bu suçla ilgili de anlatıma yer verildiğinin anlaşıldığı, ayrıca sanığa ek savunma hakkı da verilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 116/1. maddesi uyarınca yazılı şekilde konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2018/656 Esas, 2019/825 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE; III. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2019 tarihli ve 2019/1914 Değişik İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin incelemesinde; A. GEREKÇE Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararın itiraz mercii tarafından 13.12.2019 tarihli kararı ile kaldırıldığı, bunun üzerine sanık hakkında sanığın Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2020/73 Esas, 2020/230 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği, bu karara yönelik istinaf başvurusu üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 24.05.2023 tarihli ve 2023/1392 Esas, 2023/2267 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın 19.09.2019 tarihli karara yönelik yalnızca hırsızlık suçu yönünden verilen hırsızlık kararını istinaf ettiği, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen karara yönelik itirazının bulunmadığı ve bu kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşıldığı, itiraz edilmeksizin kesinleşen kararın itiraz mercii tarafından kaldırılmasına yasal olanak bulunmadığı, bu itibarla, sanığın 23.09.2019 tarihli dilekçesi ile, yalnızca hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf isteminde bulunduğu, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen karara yönelik herhangi bir itirazın bulunmaması ve 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi gereğince itiraz edilmeyen kararın kesinleşeceği gözetilmeden, itiraz mercii tarafından itirazın usûlden reddi yerine yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılması hukuka aykırı bulunmuştur. B. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2019 tarihli ve 2019/1914 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla