Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/11012 E. , 2024/18991 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/163 E., 2017/360 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Ada
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/11012 E. , 2024/18991 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/163 E., 2017/360 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/65794 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22/05/2019 tarihli ve 2018/575 esas, 2019/ 9425 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Suç tarihinin 20-21/06/2011 günü gecesi olduğunun ve suça sürüklenen çocuğun doğum tarihinin 21/06/1993 olduğunun anlaşılması karşısında; doğum saati bilinmeyen ve bu durum lehine yorumlandığında, suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının hükmün açıklanması ihbarı üzerine yapılan yargılaması sırasında ''çocuk mahkemesi sıfatıyla'' görülmesi gerektiği gözetilmeden... yazılı şekilde karar verilmesi, ...BOZULMASINA..." ile, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24/02/2022 tarihli ve 2020/15268 esas, 2022/2085 karar sayılı ilâmında yer alan, "10.11.2016 tarihinde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia edilen 10.11.1998 doğumlu sanığın, doğum tutanağı ve dayanak belgelerin getirtilmesi, sanığın doğduğu saatin belirlenmesi hâlinde suç tarihi ve saati itibarıyla 18 yaşını doldurup doldurmadığının tespit edilmesi, sanığın doğduğu saatin saptanamaması hâlinde ise bu durum sanığın lehine değerlendirilip sanığın suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olduğu kabul edilerek hakkında çocuklar hakkındaki usul hükümlerinin ve TCK'nın 31/3. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmayla hüküm kurulması, ... BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre; 1- Suç tarihinin 29/07/2010 olduğu, kayden 13/01/1993 doğumlu olan sanığın üzerine atılı suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olduğu gözetilerek, sanık hakkındaki kamu davasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 26/1. maddesi uyarınca, Çocuk Mahkemesi tarafından bakılması gerektiğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 3 ve 5. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilerek dosyanın Çocuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 2- Yukarıda izah edildiği üzere suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olduğunun kabulü gereken ve 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim uygulanmamasında, 3- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/11/2018 tarihli ve 2016/6-986 esas, 2018/554 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan sanığın işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 4- 5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan sanık hakkında, aynı Kanun’un 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Karar duruşmasında Marmara 8 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk ...'e 18.04.2017 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı istinaf edebileceğinin belirtilmemesi" ve "yasa yolu başvuru süresinin hükmün tebliğinden itibaren başlayacağı belirtilerek suça sürüklenen çocuğun yanıltılması" ayrıca Marmara 8 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa 31.05.2017 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edildiği; cezaevinde bulunan suça sürüklenen çocuğa yokluğunda verilen gerekçeli karar tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriğinin okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak cezaevi idaresince düzenlenen tebligat belgesi içeriğine göre, gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa okumak/almak suretiyle tebliğ edildiği, bu işlemlerin 5271 sayılı Kanun’un 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmaması nedenleriyle hükmün usûlüne uygun tefhim ve sonrasında tebliğ edilmediği ve bu nedenle kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2017 tarihli kararının suça sürüklenen çocuğa usûlüne uygun olarak (suça sürüklenen çocuğun cezaevinde olması halinde, cezaevindeki suça sürüklenen çocuğa aynı Kanun’un ve 35/son maddelerine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilip, kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 18.04.2017 tarihli ve 2016/163 Esas, 2017/360 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.