İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/11088 Karar: 2025/3918 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/11088 K.2025/3918

2. Ceza Dairesi 2024/11088 E. , 2025/3918 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1754 E., 2019/1077 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, kasten yaralama, tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında konut dok

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/11088 E. , 2025/3918 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1754 E., 2019/1077 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, kasten yaralama, tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında konut dok

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/11088 E. , 2025/3918 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1754 E., 2019/1077 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, kasten yaralama, tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, sanık ... hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 03.05.2019 tarihli ve 2018/1754 Esas, 2019/1077 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2018 tarihli ve 2016/127 Esas, 2018/369 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4 ve 119/1-c. maddeleri uyarınca kurulan 2 yıl hapis, sanık ... hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından aynı Kanun'un 86/2, 86/3-e ve 106/1-1. maddeleri uyarınca kurulan 6'şar ay hapis cezaları ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu kararlara yönelik temyizlerin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ...'ün temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık ... kısa kararın açıklandığı 03.05.2019 tarihli duruşmada SEGBİS vasıtasıyla hazır edilerek hüküm yüzüne karşı verilmiş ise de, yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi suretiyle yanıltıldığı, 02.09.2019 tarihli dilekçe ile hükmü temyiz eden sanık ... müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerektiği ve 291/1. maddesi gereği tüm temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin dosya kapsamında suçun müvekkili sanık tarafından işlendiğine dair somut delil bulunmadığına, şüphe söz konusu iken ceza verilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, olayda kimlerin asli fail, kimlerin yardım eden olduğu belirlenmemişken toptancı bir yaklaşımla herkese ceza verilmesinin doğru olmadığına, üst sınırdan ceza vermenin hukuka aykırı olduğuna; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin suç sanık tarafından işlenmediği halde sanığın cezalandırılmasına karar verildiğine, mevcut olan sanık lehine ve aleyhine bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğuna, mahkemece delillerin takdirinde sanık aleyhine yanılgıya düşüldüğüne, şüpheye dayalı mahkumiyet kurulduğuna, sanıklar arasındaki iştirakin nasıl gerçekleştiğinin gerekçelendirilmediğine, şartları gerçekleştiği halde TCK'nın 62. maddesinin ve diğer lehe hükümlerin uygulanmadığına; sanık ...'un temyiz isteminin suçsuz yere ceza aldığına, telefon sinyal bilgileri ile mahkumiyetine karar verildiğine, olayla ilgisi olmadığına, hakkında beraat kararı verilmesini talep ettiğine; sanık ...'ün temyiz isteminin suçun kendisi tarafından işlendiğine dair somut, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması gerektiğine ve diğer lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-g ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ...'a zorunlu müdafii atanması ve savunmalarının müdafii huzurunda alınması gerektiği, sanık ...'un müdafiisinin de karar duruşmasında hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, 2. 5271 sayılı CMK'nın 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir” şeklindeki düzenleme uyarınca, sanık ...'in ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında talimat yoluyla başka mahkemede müdafii huzurunda savunmasının alındığı, istinaf kanun yoluna gidilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında 11.01.2019 tarihli duruşmada mahkeme tarafından bizzat savunması alınmış ise de bu savunmanın da müdafii hazır bulunmaksızın alındığı anlaşıldığından, sanık ...'in savunmasının müdafii huzurunda ve mahkemesince alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Başkaca yönleri incelenmeyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 03.05.2019 tarihli ve 2018/1754 Esas, 2019/1077 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ...'ün temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla