İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/11796 Karar: 2025/13997 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/11796 K.2025/13997

2. Ceza Dairesi 2024/11796 E. , 2025/13997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/922 E., 2024/413 K. SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/11796 E. , 2025/13997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/922 E., 2024/413 K. SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/11796 E. , 2025/13997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/922 E., 2024/413 K. SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 7499 sayılı Kanun’un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddesinin 1. fikrasının (d) bendi uyarınca, temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde; Sanığın suç tarihinde gece vakti sayılan zaman diliminde şikâyetçiye ait ikamete hırsızlık amaçlı girmesi şeklindeki eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1-4 maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan (aslî) dava zamanaşımı süresinin 24.03.2016 olan ilk mahkûmiyet tarihinden 06.06.2024 olan 2. mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu gözetilmeksizin kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle Tebliğname'ye aykırı olarak DÜŞMESİNE, 2. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Dairemizin 30.05.2023 tarihli bozma ilâmından önce Mahkemenin 24.03.2016 tarihli ve 2015/446 Esas, 2016/338 Karar sayılı ilâmıyla hükmedilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen kararda, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 35. ve 62. maddeleri uyarınca sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma üzerine aynı maddeler uyarınca hükmolunan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasının, 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi yerine, "5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi gereği kazanılmış hakkı gözetilerek" ibaresi de kullanılmak suretiyle, sanığın sonuç olarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 35. ve 62. maddeleri uyarınca sanığın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereği sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek, sanık hakkında hükmolunan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasının, 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına'' karar verilmek suretiyle sair yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla