KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/1305 E., 2024/12110 K.·İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/591 E., 2022/716 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Karar
- Mahkûmiyet
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2024 tarihli ve KYB-2024/2308 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, anılan Mahkemenin kararında tekerrüre esas alınan, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2021 tarihli ve 2020/1269 esas, 2021/572 sayılı kararının diğer sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 09/02/2022 tarihli ve 2021/1565 esas, 2022/431 sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozulmasına,
lehe bozmanın aynı durumdaki sanık ...'a da sirayet ettirilmesine karar verilmesini takiben, yeniden yapılan yargılama sonunda, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/05/2022 tarihli ve 2022/347 esas, 2022/870 sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçun uzlaşmaya tabi olduğu ve taraflar arasında uzlaşma sağlandığı gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği,
bu nedenle anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı gibi, sanığın adlî sicil kaydında tekerrrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesinin (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Dosya kapsamına göre, anılan Mahkemenin kararında tekerrüre esas alınan, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2020/1269 Esas, 2021/572 Karar sayılı kararının diğer sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, 09.02.2022 tarihli ve 2021/1565 Esas, 2022/431 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozulmasına,
lehe bozmanın aynı durumdaki hükümlü ...'a da sirayet ettirilmesine karar verilmesini takiben, yeniden yapılan yargılama sonunda, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2022/347 Esas, 2022/870 Karar sayılı kararı ile hükümlünün üzerine atılı suçun uzlaşmaya tabi olduğu ve taraflar arasında uzlaşma sağlandığı gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği ve bu kararın 21.06.2022 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı gibi, hükümlünün adlî sicil kaydında tekerrrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmadığının anlaşılması karşısında,
hükümlü hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/1305, K. 2024/12110, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama