İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/14866 Karar: 2025/23784 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/14866 K.2025/23784

2. Ceza Dairesi 2024/14866 E. , 2025/23784 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3547 E., 2024/778 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan h

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/14866 E. , 2025/23784 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3547 E., 2024/778 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan h

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/14866 E. , 2025/23784 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3547 E., 2024/778 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.04.2022 tarihli ve 2022/287 Esas, 2022/1138 Karar sayılı kararı ile yapılan istinaf incelemesi neticesinde hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin yasal dayanağı bulunmadığı böylece sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin de temyizi kabil olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemlerinin, “atılı suçu işlemediklerine, eksik inceleme neticesinde karar verildiğine, mahkûmiyetlerine yeterli delillerin bulunmadığına ve suçsuz olduklarına” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli, 2020/109 Esas, 2021/1042 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.04.2022 tarihli ve 2022/287 Esas, 2022/1138 Karar sayılı kararı ile “ sanık ...'in savunma hakkının kısıtlandığından, etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılmadığından CMK'nın 326/2 maddesine aykırı davranıldığından ve eksik cezalara hükmedildiğinden” bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, 1. No.lu bozma nedeninin hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.04.2022 tarihli ve 2022/287 Esas, 2022/1138 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli, 2022/487 Esas, 2023/203 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığı hükümlerini dosya üzerinden (duruşma açmaksızın) bozmuş, bunun üzerine ilk derece mahkemesi yeniden hüküm kurmuş, aynı BAM istinafı esastan reddetmiştir. Sanıklar ve müdafileri temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemesi, CMK'da sınırlı olarak sayılan haller dışında duruşma açmaksızın bozma kararı veremez; savunma hakkının kısıtlanması gibi haller duruşma açılmasını gerektirir, kanuni dayanağı olmayan bozma ve buna dayanan ilk derece kararı hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul, hükümsüzdür.

Uygulama Sonucu: Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Anayasa Mahkemesi kararlarına atıfla hükümler bozulmuştur; BAM'ın kanuni dayanaksız duruşmasız bozması, sanıkların temyiz hakkını elinden aldığından mahkemeye erişim hakkını ihlal etmiştir.

Dava Strateji Notu: BAM'ın duruşma açmadan verdiği bozma sınırlı sayılan haller dışındaysa temyizde hükümsüzlük ileri sürülebilir; sanık, bu şekilde kaybettiği temyiz olanağını Anayasa Mahkemesinin mahkemeye erişim içtihadına dayanarak geri kazanabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla