KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/16552 E., 2025/3048 K.
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/600 E., 2023/598 K
- Suç
- Konut dokunulmazlığının ihlâli
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
443 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı,
dosya kapsamına göre sanık bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 16.02.2021 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 17.01.2022 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede.
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeden önceki 15.09.2015 tarihli ilk hükümde 10 ay hapis cezasına hükmedilerek cezasının ertelendiği, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 11.03.2020 tarihli ve 2020/7062 Esas, 2020/3825 Karar sayılı bozma ilâmından sonra kurulan hüküm ertelenmeksizin, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle hükmün açıklandığı, her ne kadar daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hapis cezasının ertelenmesine yasal olanak bulunmasa da.
1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince ''Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz.'' şeklindeki düzenleme uyarınca kazanılmış hakkın sonuç ceza miktarı yönünden oluşacağı, ancak somut olayda olduğu gibi bozmadan önce verilen ve sadece sanık müdafii tarafından sanık lehine temyiz edilen 15.09.2015 tarihli kararda sanık hakkında hükmolunan 10 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi nedeniyle,
erteleme yönünden kazanılmış hakkın oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafîinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 116/1-4, 62. maddeleri uyarınca tayin olunan 10 ay hapis cezasının, "Sanığın 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek,