Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/16586 E. , 2025/2135 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/716 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Görevsizlik kararına dair itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜ
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/16586 E. , 2025/2135 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/716 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Görevsizlik kararına dair itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/112947 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Somut olayda, katılanın telefon rehberinde kayıtlı bulunan Hikmet Çiftçi isimli kişiden "20 GB İnternet kazandınız, bu linke girerek..." şeklinde SMS geldiği, müştekinin hediye kazandığı düşüncesiyle linke tıkladığı, çıkan ekranlara kimlik bilgilerini paylaştığı ve İş Bankası hesabına giriş yaptığında hesabından sanıkların hesabına paranın havale edildiği şeklinde gelişen eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f bendinde "Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle" şeklinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği, bu eylemi yargılama görevinin de 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesi gereğince ağır ceza mahkemesine ait olacağı ve delillerin takdiri ile değerlendirilmesinin üst dereceli mahkemeye ait olduğu hususları dikkate alınmaksızın, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olunmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Katılan ...'nin telefon rehberinde kayıtlı bulunan Hikmet Çiftçi isimli kişiden "20 GB İnternet kazandınız, bu linke girerek..." şeklinde katılanın cep telefonuna SMS geldiği, katılanın linke tıkladığı, çıkan ekranlara kimlik bilgilerini paylaştığı ve sonrasında Türkiye İş Bankası A.Ş. nezdinde bulunan hesabına ait bilgilerin ve şifresinin casus yazılım marifetiyle internet üzerinden "phishing" yöntemi ( casus yazılım içerikli linklerin hat kullanıcılarına geldiğinde kullanıcıların tüm rehberinde kayıtlı olan kişilere casus program tarafından otomatik olarak SMS'lerin gönderildiği, linklere tıklayan kullanıcıların cep telefonlarına yazılımın indirilmesi suretiyle bilahare bankacılık bilgilerinin ele geçirilmesi) ile ele geçirildikten sonra bu bilgiler kullanılarak katılanın hesabından bilgisi ve rızası dışında para havalelerinin yapıldığı anlaşılmakla; anlatılan şekilde gerçekleşen olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve dairelerin dolandırıcılık suçu yönünden ortak olarak kabul ettiği hususlar şunlardır; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır, fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalıdır. Sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Bilişim sisteminin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması, kandırılması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Herhangi bir aldatma olmadan bilişim sisteminden yararlanılarak menfaat temin edilmişse dolandırıcılık olarak suç vasfını tayin etmek mümkün değildir. Bu durumda eylem ya 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-e maddesindeki “bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle” hırsızlık suçunu ya da aynı Kanun'un 244/4. maddesinde “Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” şeklinde tanımı yapılan ve yaptırıma bağlanan suçu oluşturacaktır. Hileli vasıtalarla katılan ...'nin hesap bilgilerinin ve şifresinin elde edildiği ve sonrasında bu bilgilerle katılanın hesabından para havalelerinin gerçekleştiği olayda, eylemi öncelikle ikiye ayırmak gerekmektedir. İlk olarak katılanın hesabına ve şifresine, gönderilen aldatıcı SMS'teki linke tıklanması sağlanarak hile ile erişilmiş ve daha sonra ikinci eylem olan para transferleri gerçekleştirilmiştir. Bu durumda katılan, hataya ve hileye cep telefonuna gelen SMS'e tıklaması sonucu telefonuna yüklenen casus yazılım kullanılarak bankacılık bilgileri elde edilmek için düşürülmüştür. Sanıkların hilesi ile herhangi birisine para transferi yapmak üzere aldatılmak suretiyle bu tuzağa düşürülmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Dairelerin dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için belirlediği ilkelerden birisi de; yukarıda izah edildiği üzere, kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanması gerekliliğidir. Olayımızda katılan ... yalan ve hile olduğu kabul edilen eylemlerle herhangi bir para transferi yapmamıştır. Aldatma öğesi olan cep telefonuna gelen SMS'e tıklaması sonucu telefonuna yüklenen casus yazılım vasıtasıyla hesap bilgilerinin çalınmasına sebebiyet vermiştir. Yani aldatma ve hile, şifre ve banka bilgilerini elde etmeye yöneliktir. Bu eylem de, dolandırıcılık suçunun oluşumuna vücut vermeyecektir. Bu eylem, ancak sübutu hâlinde, 5237 sayılı Kanun'un 136. maddesindeki kişisel verilerin haksız şekilde elde edilmesi suçunu oluşturur. Hileli vasıtalarla elde edilen bu bilgilerle katılanın haberi ve bilgisi olmadan, para transferleri sırasında bizzat katılanın iradesini fesada uğratacak bir eylemde bulunmadan, katılanın hesabından bu bilgilerle para transferlerini bizzat sanıkların kendilerinin yaptığı iddia olunmaktadır. Katılanın hesabındaki paranın eksiltilmesi, katılanın iş ve işlemleri ile yanıltılmış iradesinden kaynaklanmamaktadır, tam tersine hileli ve haksız şekilde elde edilen bilgilerle yeni işlemler yapılarak katılanın hesabı eksiltilmiştir. Açıklanan gerekçelerle, para transferleri sırasında katılanın herhangi bir müdahale ve bilgisinin olmaması, bu konuda aldatılan ve yanıltılan bir iradesinin de bulunmaması, tam aksine sanıkların katılandan haksız olarak elde ettikleri bilgilerle bizzat transfer işlemlerini kendilerinin yaptıklarının iddia edilmesi nedeniyle eylemin yapılacak yargılama sonucunda sübutu halinde, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.