KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/16587 E., 2024/22051 K.
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Hakimliği
- Sayısı
- 2023/3495 D. İş, ŞİKAYETÇİ : ... ŞÜPHELİLER : ..., ...,
- Suç
- Hırsızlık İNCELEME KONUSU
- Karar
- İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN:Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet
Karar Detayı
774 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Başsavcılığının 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/110239 sayılı kanun yararına bozma isteminin.
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği,
buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut dosyada, müşteki ile şüpheliler ... ve ...'in kardeş oldukları, anneler...'nın vefat etmesi üzerine müteveffanın Türkiye Finans Katılım Bankası hesabında bulunan paranın şüpheliler tarafından farklı hesaplara aktardıkları iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonunda,
murisin banka hesabında bulunan paranın kullanımı konusu nedeniyle husule gelen uyuşmazlığın miras hukukundan kaynaklı hukuki uyuşmazlık mahiyetinde kaldığı ve suçun yasal unsurları oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de.
4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 640. maddesinde belirtildiği üzere, birden çok mirasçı bulunması halinde mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelecek olup, mirasçıların terekeye elbirliği mülkiyeti ile sahip olacakları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 144. maddesinin (a) bendinde yer alan “Hırsızlık suçunun.
Paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde işlenmesi halinde, şikayet üzerine, fail hakkında iki aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında; yasal mirasçıların tespiti ile mirasçılar arasında taksim yapılıp yapılmadığı ve murisin banka hesaplarının araştırılarak,
banka hesaplarında murisin vefatından sonra işlem yapılıp yapılmadığının tespiti ile işlem yapılmış ise ilgililerin rızalarının bulunup bulunmadığının sorulup, şüphelilerin ifadesinin alındıktan sonra hukukî durumun tayin ve tespiti gerekirken, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz hakkında belirtilen gerekçelerle soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği,
buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut dosyada, şikâyetçi ile şüpheliler ... ve ...'in kardeş oldukları, anneler...'nın vefat etmesi üzerine müteveffanın Türkiye Finans Katılım Bankası hesabında bulunan paranın şüpheliler tarafından farklı hesaplara aktardıkları iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonunda,
murisin banka hesabında bulunan paranın kullanımı konusu nedeniyle husule gelen uyuşmazlığın miras hukukundan kaynaklı hukuki uyuşmazlık mahiyetinde kaldığı ve suçun yasal unsurları oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de.
4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 640. maddesinde belirtildiği üzere, birden çok mirasçı bulunması hâlinde mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelecek olup, mirasçıların terekeye elbirliği mülkiyeti ile sahip olacakları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 144. maddesinin (a) bendinde yer alan “Hırsızlık suçunun.
Paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde işlenmesi halinde, şikâyet üzerine, fail hakkında iki aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında; yasal mirasçıların tespiti ile mirasçılar arasında taksim yapılıp yapılmadığı ve murisin banka hesaplarının araştırılarak,
banka hesaplarında murisin vefatından sonra işlem yapılıp yapılmadığının tespiti ile işlem yapılmış ise ilgililerin rızalarının bulunup bulunmadığının sorulup, şüphelilerin ifadesinin alındıktan sonra hukukî durumun tayin ve tespiti gerekirken, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz hakkında belirtilen gerekçelerle soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.