Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/16693 E. , 2025/15475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1417 E., 2024/3368 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemes
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/16693 E. , 2025/15475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1417 E., 2024/3368 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz isteminin, "suça sürüklenen çocuğun tüm aşamalarda üzerine atılı suçu kabul etmediği, diğer suça sürüklenen çocuk ...'un suç atmasından başka bir delil bulunmadığı, bilirkişi raporunda suça sürüklenen çocukların aynı baz istasyonundan iletişim aldığının belirtildiği ancak suça sürüklenen çocukların aynı yerde olup olmadığının tespitine yönelik olmaması nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine " ilişkin olduğu, suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz isteminin " suça sürüklenen çocuk ...'un beyanı atfı cürüm niteliğindeki beyana itibar edilmemesi gerektiğine, kamera kayıtlarının incelenmesinde kayıttaki kişinin suça sürüklenen çocuk ... .. olduğuna dair bir tespit bulunmadığına, HTS kayıtlarının içeriğinin belli olmadığına, suça sürüklenen çocuğun olay gecesi saat 03.13 sıralarında aynı baz istasyonundan iletişim kurmalarının suçu birlikte işlediklerinin kanıtı olmaya yeterli olmadığına" ilişkin olduğu, suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz isteminin "ilk derece mahkemesinin kararının daha doğru olduğu halde üst mahkemesince bu durumunun suça sürüklenen çocuğun aleyhine olacak şekilde düzeltildiğine, zararın giderilmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suça sürüklenen çocuğun suç kastının bulunmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143/1. maddeleri uyarınca hükmolunan 7 yıl 15 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması sonucu 5 yıl 6 ay yerine, 4 yıl 18 ay olarak belirlenmesi, devamında aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç cezanın 4 yıl 7 ay yerine, 3 yıl 9 ay olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Suça sürüklenen çocuklar hakkında katılana yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.