Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/16764 E. , 2025/1286 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2017/6 E., 2018/167 K. ŞİKÂYETÇİ: Osman Yılmaz SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılı
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/16764 E. , 2025/1286 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2017/6 E., 2018/167 K. ŞİKÂYETÇİ: Osman Yılmaz SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/109404 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Müştekinin 09/02/2018 tarihli celsede alınan beyanında suça konu zararının giderildiğini ve şikayetçi olmadığını belirttiği somut olayda, sanığın soruşturma aşamasında 29/12/2016 tarihinde alınan ifadesinde müştekinin zararını giderdiğini beyan etmesi karşısında, sanığın iddianamenin kabulünden önce zararı gidermiş olma ihtimaline binaen, müştekiden sanığın zararını ne zaman giderdiği sorulup, zararın soruşturma aşamasında mı yoksa kovuşturma aşamasında mı giderildiğinin kesin olarak tespiti gerekirken, bu husus belirlenmeksizin, zararın kovuşturma aşamasında giderildiğinden bahisle indirim yapılarak hüküm kurulmasında, Kabule göre de, Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2018 tarihli kararını müteakip, sanık ... hakkındaki cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkarılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 04/01/2022 tarihli ve 2017/6 esas, 2018/167 sayılı ek kararının, kesinleşmiş kararın esasına yönelik olması sebebiyle hukuken yok hükmünde olduğu gözetilerek yapılan incelemede, 1- Sanığın üzerine atılı suçun 07/12/2016 tarihinde işlendiği, tekerrüre esas alınan Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemenin 15/09/2010 tarihli ve 2010/564 esas, 2010/681 sayılı kararının ise suç tarihinden önce 20/10/2010 tarihinde kesinleştiği, yerine getirme tarihinin 26/01/2012 olduğu, üç yıllık sürenin 26/01/2015 tarihinde dolduğu anlaşılmakla, anılan ilâmın tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas mahkûmiyeti de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e ve 143/1. maddelerine göre belirlenen 4 yıl 6 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi gereğince 1/3 oranında indirilmesi ile cezanın 3 yıl olarak belirlenmesi gerekirken 2 yıl 12 ay olarak hesaplanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Sanık hakkında 09.02.2018 tarihinde karar verilerek dosyadan el çekilmesinden sonra, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkarılmasına dair 04.01.2022 tarihli ek kararın hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde yer alan “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, somut olayda, şikâyetçinin 09.02.2018 tarihli duruşmada, sanık tarafından zararının giderildiğini beyan etmesi, sanığın ise, soruşturma aşamasında, 29.12.2016 tarihinde alınan ifadesinde, şikâyetçinin zararını giderdiğini belirtmesi karşısında, sanık tarafından şikâyetçinin zararının hangi aşamada giderildiği tespit olunarak sonucuna göre, sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun'un 168/1 veya 168/2. maddeleri uyarınca indirim yapılması gerekirken sanığın zararı kovuşturma aşamasında giderdiğinden bahisle aynı Kanun'un 168/2. maddesi gereğince indirim yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e ve 143/1. maddelerine göre belirlenen 4 yıl 6 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 168/2. maddesi gereğince 1/3 oranında indirilmesi ile cezanın 3 yıl olarak belirlenmesi gerekirken 2 yıl 12 ay olarak hesaplanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Sanığın adlî sicil kaydında yer alan Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2010 tarihli ve 2010/564 Esas, 2010/681 Karar sayılı ilamının, 26.01.2012 olan infaz tarihinden itibaren, incelemeye konu suçun işlendiği 07.12.2016 tarihine kadar 3 yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 58/2-b maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adlî sicil kaydında yer alan diğer ilâmların da tekerrüre esas nitelikte olmadığı gözetilmeden, aynı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2018 tarihli ve 2017/6 Esas, 2018/167 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/3. maddesi gereği, aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.