KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/3300 E., 2025/3468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/2502 E., 2023/3120 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Temyiz edenler
- Sanık ve müdafii
- Tebliğname görüşü
- Ret, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin Adli Tıp Kurumu raporu yeniden incelenerek hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına; sanık müdafiinin temyiz isteminin ise sanık hakkında her türlü şüpheden uzak, mahkumiyete yeter kesin ve yeterli nitelikte delil elde edilememesi ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmemesine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2015/290 Esas, 2020/427 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 22.12.2021 tarihli ve 2021/359 Esas, 2021/2682 Karar sayılı kararı ile.
"Sanığa yüklenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği, kabule göre de; sanığa ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede yer verilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesinin uygulanması ve sanığın teşhise elverişli fotoğraflarıyla, kamera kayıtlarındaki kişinin bilirkişi incelemesiyle karşılaştırılmadan eksik incelemeyle karar verilmesi" nedenleriyle bozulmasına karar verildiği,
bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek,
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 22.12.2021 tarihli ve 2021/359 Esas, 2021/2682 Karar sayılı kararı ile bozma kararı üzerine verilen Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2023 tarihli ve 2022/299 Esas, 2023/662 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/3300, K. 2025/3468, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama