Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/3324 E. , 2024/4646 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/527 E. 2023/752 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Dosya incelen
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/3324 E. , 2024/4646 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/527 E. 2023/752 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04.06.2015 tarihli ve 410/643 sayılı kararıyla sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra sanığın denetim süresi içinde Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/266 Esas, 2021/67 Karar sayılı kararına konu 20.02.2020 tarihinde "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçunu işlediği gerekçesiyle hakkında verilen hükümlerin açıklandığı anlaşılmış ise de; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 17.11.2020 tarihli ve 3231-12934 sayılı ilâmı ile, sanık müdafii tarafından verilen dilekçenin itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek "itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine" karar verilmesine rağmen, mahkemece dosyanın itiraz merciine gönderilmediği ve itiraz merciince de bu konuda bir karar verilmediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının kesinleşmemiş olması nedeniyle, denetim süresinin de başlamayacağı kabul edilerek yapılan incelemede, sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 116/2, 151/1. maddelerinde tanımlanan suçları oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e. maddesinde belirtilen 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin, sorgu tarihi olan 22.05.2015 tarihinden, incelemenin yapıldığı tarihe kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.