Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/369 E. , 2024/10788 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/355 E., 2020/418 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/369 E. , 2024/10788 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/355 E., 2020/418 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124287 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26/03/2014 tarihli ve 2011/21615 esas, 2014/5426 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Park yerinde uyumakta olan yakınanın pantolonundan cüzdanını ve cep telefonunu çalan sanıklarının eyleminin, yakınanın eylem sırasında uyumakta olmasının “kişinin malını koruyamayacak durumda olması” hali olarak kabul edilemeyeceği ve sübut bulan hırsızlık suçunun 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, anılan Yasanın 142/2-a maddesi ile hüküm kurulması, ...BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın, katılanın Fırat Üniversitesi Hastanesinin servis bölümünde bulunan mescitte uyuduğu esnada halının üzerinde bulunan cep telefonunu çalarak üzerine yüklenen hırsızlık suçunu işlediği somut olayda, katılanın eylem sırasında uyumakta olmasının 5237 sayılı Kanun'un 142/2-a maddesinde düzenlenen, "kişinin malını koruyamayacak durumda olması" hâli olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma; kesinleşmiş hâkimlik veya mahkeme kararlarına karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Bu yasa yolu ile kanunların aynı (tek) biçimde uygulanması, Yargıtay/istinaf denetiminden geçmeksizin kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. 2. Kanun yararına bozmanın konusu hukuka aykırılıkların giderilmesi olunca, ayrıntıları 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı içtihadı birleştirme kararında açıklandığı üzere, yasaya aykırılık halleri uygulamadaki yanlışlıklar ile esasa etkili usûl hatalarından ibarettir. 3. Kanun yararına bozma yasa yoluna, temyiz/istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı başvurulabilmesi mümkün olup, kesin hükmün otoritesinin zedelenmemesi gerektiğinden, hukuka aykırılıkların ciddi boyutlara ulaşması yanında, maddi meseleye ilişkin kanıtların takdirinde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağı gibi hakimin takdir yetkisi kapsamına giren hususlar ile takdirin hatalı kullanılması ile ilgili hukuka aykırılıklar yönünden de kanun yararına bozma yasa yoluna gidilmesi olanaklı bulunmamaktadır. Yasa yolunun bu özelliği nedeniyle, hakimin takdirini hatalı kullanmasına ilişkin hususlardaki hukuka aykırılıklar, sadece olağan denetim yolu olan temyiz/istinaf incelemeleri sırasında dikkate alınabilecektir. 4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2017 tarihli ve 2014/13-517 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararı uyarınca hükümlünün katılanın Fırat Üniversitesi Hastanesi mescidinde uyurken cebinden cep telefonunu çalma eylemi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h-b maddelerine uymaktadır ki 5237 sayılı Kanun'un 142/2-a ile 142/2-b maddelerinde öngörülen ceza miktarı aynıdır. 5. Mahkeme kararında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-a-h maddeleri uyarınca suçun işleniş şekli, kast yoğunluğu ve meydana gelen zararı gerekçe göstererek temel cezayı teşdit yaparak belirlediği anlaşılmakla; mahkemenin takdir ve değerlendirmesinde yanılgıya düşüldüğünden söz edilerek kanun yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağı bulunmadığından kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.