Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/401 E. , 2024/11757 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/3824 D.İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsa
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/401 E. , 2024/11757 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/3824 D.İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.12.2023 tarihli ve KYB-2023/131732 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, olay tarihinde müşteki ...'a ait kamyon üzerinde kurulu sondaj makinesinin hırsızlandığı iddiası üzerine yapılan soruşturma neticesi müşteki ile şüpheli ...'ın üvey anne oğul oldukları eskiye dayalı birlikte sondaj işi yaptıkları bir süre sonra aralarında malların paylaşımı hususunda anlaşmazlık yaşadıklarının anlaşıldığı, ayrı ayrı çalışmaya başladıkları, şüpheli ...'in de şüpheli ... ile birlikte sondaj işi yaptığı, müşteki adına kayıtlı bulunan ... plakalı ... marka 1998 model kamyonetin trafikten çekme belgesinin bulunduğu bu yönüyle trafiğe çıkarılamayacağı, yine buna rağmen üzerinde değişiklik yapılmak suretiyle sondaj makinesi monte edildiği, bu durumunda araç kayıtlarına işlenmediği, taraflar arasındaki anlaşmazlık konusunun ilgili araç ve sondaj makinesinin tarafların rızası ile el değiştirip değiştirmediği ile sondaj makinesinin mülkiyetinin kime ait olduğu hususunda olup, aracın şüpheli ... ile müşteki arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklı konu olduğu, aralarında akrabalık ilişkisinin bulunduğu, sondaj makinesinin de dosyaya ibraz edilen bir kısım fatura ve evraklardan şüpheli ...'e ait olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasındaki paylaşım, mülkiyet ve ticari ilişkiye ilişkin anlaşmazlıklarını hukuk mahkemelerinde dava açmak suretiyle çözüme kavuşturmalarının gerektiği, toplanan deliller yönüyle şüpheliler üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Dosya kapsamına göre, suça konu sondaj makinesinin ruhsat kaydı müşteki ... adına olan ... plaka sayılı kamyon üzerinde kurulu olduğu, tanık sıfatıyla yazılı beyanda bulunan ...'ın, ...'a ait kamyona sondaj makinesinin montajının kendisi tarafından yapıldığını ve sondaj makinesinin ...'a ait olduğunu ifade ettiği, yine Hanifi İnan'ın yazılı beyanında da söz konusu sondaj makinesinin ...'a ait olduğunu ifade ederek bu duruma şahitlik yapacak kişilerin isimlerini yazılı olarak belirttiği, diğer yandan şüpheli ... tarafından dosyaya sunulan 01/11/2017 tarihli faturanın suça konu sondaj makinesinin mülkiyetine ilişkin olmayıp, sondaj makinesine alınan 30 adet tij maşonu hakkında olduğu, sondaj makinesinin şüpheli ... tarafından birlikte sondaj işi yaptığı şüpheli ...'e sattığına dair 23/05/2022 tarihli faturanın ise sondaj makinesinin kolluk tutanağı ile şüpheli ...'e yediemin olarak teslim edildiği tarihte düzenlendiği, ayrıca tanık ...'ün yazılı beyanında suça konu sondaj makinesinin montajının kendisine ... ... tarafından yaptırıldığını, kendisinin bu sondaj makinesinin "koca ...'ın değil mi" diye sorduğunda "sen işine bak" şeklinde cevap aldığını beyan ettiği, şüpheli ...'ın kolluk ve savcılık tarafından alınan ifadeleri arasında çelişkiler bulunmakla birlikte şüphelinin sondaj makinesinin kendisi tarafından alındığının ikrar edildiği nazara alındığında, suça konu sondaj makinesinin mülkiyetinin kime ait olduğuna dair fatura vb belgelerin sorularak araştırılması, bulunmaması halinde ise yazılı olarak beyanda bulanan tanıkların bizzat dinlenmesi ile bu kişilerin belirttiği kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek beyanlarının alınması, sondaj makinesinin şüpheli ...'e kolluk marifetiyle yediemin olarak teslim edilmesinden sonra üzerinde tasarrufta bulunulmuş olması nedeniyle de ayrıca muhafaza görevini kötüye kullanma suçu yönünden de değerlendirme yapılması gerektiğinden kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.", aynı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. İncelemeye konu olayda, şikâyetçi ...'a ait kamyon üzerinde kurulu sondaj makinesinin çalındığının iddia olunduğu, şikâyetçinin üvey oğlu olan şüpheli ... ile arasında aralarında mal paylaşımı kaynaklı anlaşmazlık bulunduğu ve yine birlikte geçmişte sondaj işi yaptıkları, diğer şüpheli ...'in ise şüpheli ... ile birlikte sondaj işi yaptığı, şikâyetçiye ait ve trafikten çekme belgesi olan kamyonete, bu durum nedeniyle ruhsata işlenmemiş hâlde, iddia konusu sondaj makinesinin montajının yapıldığı, dosya kapsamında tanık sıfatıyla yazılı olarak beyanda bulunan ...'ın, ...'a ait kamyona sondaj makinesinin montajının kendisi tarafından yapıldığını ve sondaj makinesinin ...'a ait olduğunu beyan ettiği, yine tanık Hanifi İnal'ın da aynı şekilde yazılı beyanında, iddia konusu sondaj makinesinin ...'a ait olduğunu beyan ettiği, şüpheli ... tarafından dosyaya ibraz olunan 01.11.2017 tarihli faturanın iddia konusu sondaj makinesinin kendisine ilişkin olmadığı, sondaj makinesinde kullanıldığı anlaşılan 30 adet tij manşona ait olduğu, sondaj makinesinin şüpheli ... tarafından birlikte sondaj işi yaptığı şüpheli ...'e sattığına dair 23.05.2022 tarihli faturanın ise, sondaj makinesinin kolluk tutanağı ile şüpheli ...'e yediemin olarak teslim edildiği tarihte düzenlendiği, ayrıca tanık ...'ün yazılı beyanında suça konu sondaj makinesinin montajının kendisine şüpheli ... ... tarafından yaptırıldığını, montajı yaparken şüpheli ...'e hitaben sondaj makinesini kastederek "koca ...'ın değil mi" diye sorduğunda şüphelinin kendisine "sen işine bak" şeklinde cevap verdiğini beyan ettiği, suça konu sondaj makinesinin mülkiyetinin kime ait olduğu fatura veya başkaca belgelerle delillendirilebilecek şekilde araştırılarak, dosyada yazılı beyanı bulunan tanıkların ve bu kişilerin beyanlarında bahsi geçen kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarının alınarak, ayrıca şikâyetçinin iddiası bakımından yeterli şüpheye ulaşıldığı takdirde, sondaj makinesinin kendisine 23.05.2022 tarihli tutanakla yediemin olarak teslim edildiği şüpheli ... hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçu yönünden de değerlendirme yapılmasının gerekeceği de dikkate alınarak şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Salihli Sulh Ceza Hâkimliğinden kesin olarak verilen 05.12.2022 tarihli ve 2022/3824 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dava dosyasının itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.