İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/458 Karar: 2026/3721 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/458 K.2026/3721

2. Ceza Dairesi 2024/458 E. , 2026/3721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3163 E., 2023/2221 K. SUÇLAR : Hırsızlık, resmî belgede sahtecilik, iş yeri dokunulmazlığının HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, onama

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/458 E. , 2026/3721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3163 E., 2023/2221 K. SUÇLAR : Hırsızlık, resmî belgede sahtecilik, iş yeri dokunulmazlığının HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, onama

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/458 E. , 2026/3721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3163 E., 2023/2221 K. SUÇLAR : Hırsızlık, resmî belgede sahtecilik, iş yeri dokunulmazlığının HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, onama Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilerek yapılan incelemede; I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanığın mala zarar verme suçundan mahkûmiyetine dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 10.10.2023 tarihli ve 2023/3163 Esas, 2023/2221 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mala zarar verme suçuna ilişkin olarak 5271 sayılı CMK’nın 272/3-a maddesine göre istinaf yoluna başvurulamayacak olan kesin nitelikteki 2.000,00 TL adlî para cezası ile ilgili olarak verilen istinaf isteminin reddine dair kararına karşı aynı Kanun’un 279/1-b maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulabileceğinden, sanık müdafiinin mala zarar verme suçu ile ilgili kanun yolu başvurusu itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için, Tebliğname'ye uygun olarak, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık, resmî belgede sahtecilik ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "Sanığın aracı ek gelir sağlamak amacıyla sözleşme yapmadan ... ...’e kiraladığı, sanığın cezalandırılabilmesine yeterli delil bulunmadığı, sanığın fiziki özelliklerinin görüntüdeki şahıs ile uyuşmadığı, kuşkudan sanığın yararlanması gerektiği, iki farklı eyleme ilişkin olan dosyaların tefrik edilmesi gerektiği, sadece sanığın aleyhine olan hususların ileri sürüldüğü, sanığın adil yargılanmadığı, eksik inceleme ile karar verildiğine " ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde, bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli ve 2020/277 Esas, 2021/520 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 28.06.2022 tarihli ve 2021/2341 Esas, 2022/1581 Karar sayılı kararı ile, "1-) 28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 maddesi uyarınca sanığın savunmasının zorunlu müdafii huzurunda alınması gerekirken, müdafii bulundurulmadan sanığın savunmasının alınarak aynı kanunun 188/1. maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu, bu durumun CMK'nın 289/1-e maddesinde öngörülen ''duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması'' şeklindeki kesin hukuka aykırılık halini oluşturduğu, 2-) Sanığa ait fotoğraflar temin edilerek, hırsızlık anına ilişkin kamera görüntüleri üzerinde, Ulusal Kriminal Büro veya ... Jandarma Kriminal Labaratuvarına inceleme yaptırılarak, görüntülerdeki kişinin sanık olup olmadığına ilişkin rapor alınmadan, 20.03.2019 tarihli ... Emniyet Müdürlüğü, Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü, Kriminal Tespit Büro Amirliği tarafından düzenlenen uzmanlık raporunda belirtilen ve APFİS veri tabanında karşılığı bulunmayan parmak izinin sanığa ait olup olmadığı hususunda inceleme yaptırılmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu" gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/... sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 28.06.2022 tarihli ve 2021/2341 Esas, 2022/1581 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2023 tarihli ve 2022/651 Esas, 2023/491 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla