İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/6103 Karar: 2024/18171 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/6103 K.2024/18171

2. Ceza Dairesi 2024/6103 E. , 2024/18171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/341 E., 2017/235 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/6103 E. , 2024/18171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/341 E., 2017/235 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/6103 E. , 2024/18171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/341 E., 2017/235 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/34683 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 196/2. maddesinde yer alan "Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın talimat ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 2) Açılan kamu davasında iddiananamede sevk maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b ve 143/1. maddelerinin gösterilmesi karşısında, 28/06/2014 tarihli 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b ve 143. maddelerinde öngörülen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. (2) no'lu kanun yararına bozma talebinin incelemesinde; GEREKÇE - KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.11.2016 tarihli ve 2016/950 Esas, 2016/436 Karar sayılı kararında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesinde alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada şüpheli veya sanığa müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlandığından, şüpheli veya sanığa zorunlu müdafii görevlendirilmesinde temel cezanın gözetilmesi gerekli olup hapis cezasının belirli bir oranda artırılmasını öngören nitelikli hallerin dikkate alınmayacağı, kanun koyucunun iradesinin, alt sınırı beş yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda, cezada belirli bir oranda artırım öngören nitelikli hallerin de bu madde kapsamında dikkate alınması gerektiği yönünde olması hâlinde, bu hususu açıkça düzenleyeceği belirtilmekte iken, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/2-35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142/2-b, 143. maddelerinde öngörülen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca anılan nitelikli hırsızlık suçundan yapılan yargılamalarda sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiği belirtilerek içtihat değişikliğine gidilmiştir. 15.06.1949 tarihli, 1948/4 Esas, 1949/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme kararında “tevhidi içtihat kararlarına dayanılarak daha önce müstekar bir surette tatbik olunan içtihatlar dairesinde muhkem kaziye teşkil etmiş olan kararlar hakkında karar tahsisi yoluna gidilemeyeceği” şeklinde yer alan hüküm uyarınca içtihat değişikliklerinin kesinleşmiş kararlarda geriye yürümeyeceği ilkesi nedeniyle sanık ...'a zorunlu müdafi atanmaksızın yargılama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemesi nedeniyle İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 23.03.2017 tarihli ve 2015/341 Esas, 2017/235 Karar sayılı karara yönelik (2) no’lu kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, III. (1) no'lu kanun yararına bozma talebinin incelemesinde; A. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın yakalama emri ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla, mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. B. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) no'lu kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul 18. Asliye Ceza Mehkemesinin 23.03.2017 tarihli ve 2015/341 Esas, 2017/235 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla