Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/6409 E. , 2024/14158 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/930 D. İş, ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/6409 E. , 2024/14158 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/930 D. İş, ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2024 tarihli ve KYB-2024/39125 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde yer alan, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla, Dosya kapsamına göre, 10/02/2015 tarihli olay yeri inceleme raporu formunda da belirtildiği üzere, sanığın katılana ait iş yerinin arka kısmında bulunan ve katılanın kullanımındaki camı takılı olmayan pencere boşluklu, ahşap doğrama giriş kapısının açık olduğu metruk binanın zemin katındaki depoda yer alan Mercedes marka araca ait iki adet jantını çalmak suretiyle nitelikli hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması maksadıyla kamu davasının açıldığı, Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, sanığın eyleminin basit hırsızlık suçunu oluşturduğundan bahisle mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın 08/09/2016 tarihinde kesinleştiği ve 22/04/2018 tarihinde infaz edildiği, Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14/12/2021 tarihli ve 2021/3982 esas, 2021/19421 karar sayılı ilâmı ile; "...Dosya içerisinde olay yeri inceleme raporunun mevcut olmadığı, olay yerine ilişkin herhangi bir kroki veya fotoğrafın da bulunmadığı anlaşılmakla eylemin hukuki nitelendirmesinin yapılabilmesi adına gerekirse mahallinde keşif yapılarak hırsızlık yapılan yerin tespiti ile sonucuna göre sanık hakkında suça konu eşyanın alındığı yerin bina niteliğinde olması halinde TCK'nın 142/2-h, sanığın beyanında geçtiği üzere kapısı ve penceresi olmayan metruk bina niteliğinde olması halinde ise TCK'nın 141/1 maddesinin uygulanabilirliğinin tartışılmaması.." şeklindeki açıklamalar karşısında, soruşturma aşamasında sanık bakımından uzlaştırma işlemlerinin yapılmadığı da gözetildiğinde, sanığın eyleminin basit hırsızlık suçunu oluşturması nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.10.2007 tarihli ve 2007/4-200 Esas, 2007/219 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usûl hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesinde yer alan, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla, 3.Dosya kapsamına göre, 10.02.2015 tarihli olay yeri inceleme raporu formunda da belirtildiği üzere, hükümlünün şikâyetçiye ait iş yerinin arka kısmında bulunan ve şikâyetçinin kullanımındaki camı takılı olmayan pencere boşluklu, ahşap doğrama giriş kapısının açık olduğu metruk binanın zemin katındaki depoda yer alan Mercedes marka araca ait iki adet jantını çalmak suretiyle nitelikli hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması maksadıyla kamu davasının açıldığı, Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, hükümlünün eyleminin basit hırsızlık suçunu oluşturduğundan bahisle mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın 08.09.2016 tarihinde kesinleştiği ve 22.04.2018 tarihinde infaz edildiği, soruşturma aşamasında hükümlü bakımından uzlaştırma işlemlerinin yapılmadığı da gözetildiğinde, hükümlünün eyleminin basit hırsızlık suçunu oluşturması nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2016 tarihli ve 2016/930 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.