Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/6993 E. , 2024/14157 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4345 D. İş, ŞİKÂYETÇİ : ... ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıt
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/6993 E. , 2024/14157 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4345 D. İş, ŞİKÂYETÇİ : ... ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/42158 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin, şüphelinin instagram üzerinden gönderdiği takip isteğini kabul etmek suretiyle şüpheli ile tanıştığı, devamında şüphelinin hileli hareketler ile kendisine güven uyandırmak ve müştekiyi kandırmak sureti ile mobil uygulamadan müştekinin rızası ve bilgisi dışında para transferi gerçekleştirdiği, kredi çektiği ve müştekiyi kandırarak kendisine ATM cihazlarından para çektirip kendisine vermesini sağlayarak nitelikli dolandırıcılık, hakaret, tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarını işlediğinden bahisle şikâyetçi olunması üzerine, kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, Dosyada mevcut QNB Finansbank'ın 04/02/2022 tarihli hesap dökümü içerir belgeye göre, 12/12/2021 tarihinde müştekiye 36.000,00 Türk lirası bedelli kredi kullandırılmasını müteakip, ardı ardına gerçekleştirilen 2.000,00 Türk lirası ve bir kez de 1.000,00 Türk lirası bedelli havaleler ile toplam 35.000,00 Türk lirasının şüphelinin hesabına havale edildiği, sonrasında bir kısım havalelerin iptal edildiğinin, yine Vakıfbank'ın 26/05/2022 tarihli yazısı ile de müştekinin hesabından şüphelinin hesabına para transferlerinin gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, bununla birlikte Garanti BBVA Genel Müdürlüğünün 20/05/2022 tarihli yazısı ile 09/12/2021 tarihinde müştekinin ... Şube-1 adlı ATM cihazından müştekinin 4.000,00 Türk lirası çektiğinin, anılan para çekme işlemine dair görüntü dökümlerinin yapıldığı 21/11/2022 tarihli CD İzleme Tutanağı ile müştekinin bahse konu parayı şüpheliye verdiğinin, ayrıca şüphelinin adlî sicil kaydının incelenmesinde benzer mahiyette suçlara dair kayıtların bulunduğu, müştekinin QNB Finansbank'ın mobil uygulaması üzerinden şüphelinin, kendisinin bilgisi ve rızası dışında 12/12/2021 tarihinde müştekiye 36.000,00 Türk lirası bedelli kredi kullandırılmasını müteakip, ardı ardına gerçekleştirilen havaleler ile toplam 35.000,00 Türk lirasının şüphelinin hesabına aktardığının da belirtilmesi karşısında eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağı yönünden bir değerlendirme yapılmadığı gibi şikâyet konusu olan hakaret, tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçları bakımından da herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, dolayısıyla eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, anılan hususlar bakımından soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, 2. Dosya kapsamına göre, şikâyetçinin, şüphelinin instagram üzerinden gönderdiği takip isteğini kabul etmek suretiyle şüpheli ile tanıştığı, devamında şüphelinin hileli hareketler ile kendisine güven uyandırmak ve şikâyetçiyi kandırmak sureti ile mobil uygulamadan şikâyetçinin rızası ve bilgisi dışında para transferi gerçekleştirdiği, kredi çektiği ve şikâyetçiyi kandırarak kendisine ATM cihazlarından para çektirip kendisine vermesini sağlayarak nitelikli dolandırıcılık, hakaret, tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarını işlediğinden bahisle şikâyetçi olunması üzerine, kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, 3. Dosyada mevcut QNB Finansbank'ın 04.02.2022 tarihli hesap dökümü içerir belgeye göre, 12.12.2021 tarihinde şikâyetçiye 36.000,00 Türk lirası bedelli kredi kullandırılmasını müteakip, ardı ardına gerçekleştirilen 2.000,00 Türk lirası ve bir kez de 1.000,00 Türk lirası bedelli havaleler ile toplam 35.000,00 Türk lirasının şüphelinin hesabına havale edildiği, sonrasında bir kısım havalelerin iptal edildiğinin, yine Vakıfbank'ın 26.05.2022 tarihli yazısı ile de şikâyetçinin hesabından şüphelinin hesabına para transferlerinin gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, bununla birlikte Garanti BBVA Genel Müdürlüğünün 20.05.2022 tarihli yazısı ile 09.12.2021 tarihinde şikâyetçinin ... Şube-1 adlı ATM cihazından şikâyetçinin 4.000,00 Türk lirası çektiğinin, anılan para çekme işlemine dair görüntü dökümlerinin yapıldığı 21.11.2022 tarihli CD İzleme Tutanağı ile şikâyetçinin bahse konu parayı şüpheliye verdiğinin, ayrıca şüphelinin adlî sicil kaydının incelenmesinde benzer mahiyette suçlara dair kayıtların bulunduğu, şikâyetçinin QNB Finansbank'ın mobil uygulaması üzerinden şüphelinin, kendisinin bilgisi ve rızası dışında 12.12.2021 tarihinde şikâyetçiye 36.000,00 Türk lirası bedelli kredi kullandırılmasını müteakip, ardı ardına gerçekleştirilen havaleler ile toplam 35.000,00 Türk lirasının şüphelinin hesabına aktardığının da belirtilmesi karşısında eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağı yönünden bir değerlendirme yapılmadığı gibi şikâyet konusu olan hakaret, tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçları bakımından da herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, dolayısıyla eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, anılan hususlar bakımından soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin, 06.06.2023 tarihli ve 2023/4345 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.