KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/6996 E., 2024/13405 K.
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/770 E., 2023/954 K. ŞİKÂYETÇİ :
- Suç
- Hırsızlık İNCELEME KONUSU
- Karar
- Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet
Karar Detayı
479 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Başsavcılığının 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/46023 sayılı kanun yararına bozma isteminin.
"5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinde yer alan, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur...", 231/10. maddesinde yer alan, "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak,
davanın düşmesi kararı verilir." ve 231/11. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." şeklindeki düzenlemeler ile, Yargıtay
6. Ceza Dairesinin 12/12/2017 tarihli ve 2015/4327 esas, 2017/6063 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Görüldüğü üzere açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanabilmesi için iki halden birinin gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya mahkemece kendine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde hüküm açıklanacaktır.
Denetim süresi içerisinde işlenen ikinci suçun bu süre içerisinde kesinleşmesi gibi bir zorunluluğa yer verilmemiştir. İkinci suçun denetim süresinde işlenmesi yeterlidir. Ancak. Mahkemece sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesinden sonra hüküm açıklanabilecektir..." biçimindeki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, Dosya kapsamına göre, İstanbul
22. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2020 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesini müteakip, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2022 tarihli kararı ile sanığın denetim süresinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı mahkûm edildiğinden bahisle anılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği suçtan dolayı yapılan yargılama sonucunda, İstanbul
40. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2022 tarihli ve 2022/157 esas, 2022/379 sayılı kararıyla kurulan hükmün açıklanması geri bırakıldığından, bu hükmün hukuken varlık kazanmaması nedeniyle sanık hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyetten ve dolayısıyla kasten işlenmiş bir suçtan söz edilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2.Sanığın yokluğunda verilen kararın MERNİS adresine 18.10.2023 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre muhtara tebliğ edildiği, UYAP'tan yapılan incelemede tebligat tarihinde ...Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğunun anlaşılması nedeniyle bu şekilde yapılan tebligatın usûlsüz olduğu ve inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.