KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/8440 E., 2025/4535 K.
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/66 E., 2022/206 K
- Suç
- Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
404 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı,
dosya kapsamına göre sanık bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03.11.2011 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının 01.06.2021 tarihinde kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 20.05.2012 tarihinde yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede.
Sanığın, 13.09.2003 tarihinde, saat 19.00 ila 05.00 saatleri arasında belirsiz bir zaman diliminde katılana ait ikâmetin avlusunda bulunan kapısı kilitli ve beton malzemeden yapılı kulübenin kapı kilidini kırmak suretiyle içeriden 8 adet güvercini çalması şeklinde gerçekleşen eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522/1. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/3, 104/2. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 116/4, 151/1, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2,
5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması ve 8 yıllık aslî dava zamanaşımının, sanık hakkında ilk mahkûmiyet kararının verildiği 14.06.2005 tarihinden, karar tarihine kadar dolması nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,