Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/9660 E. , 2025/15729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1014 E., 2024/277 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. m
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/9660 E. , 2025/15729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1014 E., 2024/277 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik sanık ile müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Katılanın sokak üzerine kapılarını kilitleyerek park ettiği aracının taklit anahtar ile çalıştırılarak çalınması şeklindeki eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/2-h maddesinden hüküm kurulması her iki maddedeki cezaların alt ve üst sınırlarının aynı olması sebebiyle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanık hakkında TCK'nın 142/2-h, 143 maddeleri gereği belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62 maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılırken 6 yıl 3 ay yerine 5 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedilmesi, 2. Kabule göre de; Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.04.2022 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve sanık müdafii tarafından temyiz edilen 25.02.2016 tarihli kararda sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 62 maddeleri uyarınca hükmolunan 4 yıl 2 ay hapis hapis cezasının 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanık lehine infaz bakımında kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma üzerine aynı Kanun'un 142/2-h, 143, 62. maddeleri uyarınca sanığın 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ile müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğneme'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 143, 62. maddeleri uyarınca sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmolunmasına, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereği kazanılmış hakkı gözetilerek, sanık hakkında hükmolunan 6 yıl 3 ay hapis cezasının, 4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına” karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2020 tarih ve 2019/74 E -2020/187 K sayılı içtihadında da değinildiği üzere; sanık hakkında TCK'nın 142/2-h maddesinin yanı sıra nitelikli hal olarak kabul edilen aynı Kanun’un 143. maddesinin de uygulandığı ve bu itibarla uygulanan maddelerdeki cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle, CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca istemi aranmaksızın zorunlu olarak atanan müdafiinin CMK'nın 188/1. maddesi gereğince hükmün açıklandığı 23.02.2024 tarihli son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden sanık müdafiinin yokluğunda karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğneme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.