İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/10696 Karar: 2025/19583 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/10696 K.2025/19583

2. Ceza Dairesi 2025/10696 E. , 2025/19583 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1676 E., 2018/2321 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararları kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf i

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/10696 E. , 2025/19583 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1676 E., 2018/2321 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararları kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf i

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/10696 E. , 2025/19583 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1676 E., 2018/2321 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararları kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.''' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, müvekkili hakkında suçun icrasına başlandığı gerekçesi ile teşebbüs suçunun oluştuğuna kanaat getirildiğine, ancak müvekkilinin eylemleri değerlendirildiğinde suçun unsurlarının oluşmadığına, TCK'nın 143. maddesi gereğince müvekkiline ek savunma hakkı tanınmadığına, kamunun ve katılanın herhangi bir zararının söz konusu olmadığına, bu nedenle gerek temel cezada teşdit uygulanmasını gerektirir, gerekse TCK'nın 35. maddesinin en alt hadden uygulanmasını gerektirir herhangi bir gerekçe belirtilmediğine, kararda belirtilen zararın ve tehlikenin ağırlığının ne olduğu hususunda herhangi bir gerekçe de oluşturulmadığına, müvekkilinin tüm aşamalarda suçu merak nedeniyle işlemeye çalıştığını, bu nedenle pişman olduğunu beyan ettiğine, müsnet suç bakımından herhangi bir sabıkasının da söz konusu olmadığına, müvekkilinin iyi hali, sabıkasız geçmişi, yargılamanın her aşamasında pişmanlığını belirtmesi karşısında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasının usûl ve yasaya aykırı olduğuna; katılan vekilinin temyiz isteminin ise, sanıkların cezalandırmasına karar verilirken müvekkili banka lehine vekalet ücreti takdirinde bulunulmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; Sanıkların cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan banka lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkralarına "hüküm tarihine göre 1.090,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıklardan alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hirsizlik suclarindan ilk derecede verilen beraat kararlari BAM'ce kaldirilarak mahkumiyet kurulmus; sanik teebbus, TCK 143 ek savunma ve TCK 62 uygulanmadigini, katilan banka vekili ise lehine vekalet ucretine hukmedilmedigini ileri surmustur.

Hukuki İlke: Saniklarin mahkumiyetine karar verildiginde, kendisini vekil ile temsil ettiren katilan lehine Avukatlik Asgari Ucret Tarifesi 14/1 uyarinca maktu vekalet ucretine hukmedilmesi zorunludur; bu eksiklik CMK 303 uyarinca duzeltilebilir niteliktedir.

Uygulama Sonucu: duzeltilerek onama

Dava Strateji Notu: Katilan vekili olarak, mahkumiyet halinde AAUT 14/1 uyarinca lehe maktu vekalet ucreti talebinizi acikca tutanaga gecirin; unutulmasi halinde temyizde duzeltilerek onama ile ucret hukum fikrasina eklenir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla