İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/11177 Karar: 2025/18559 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/11177 K.2025/18559

2. Ceza Dairesi 2025/11177 E. , 2025/18559 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2015/39 E., 2015/798 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 2. C

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/11177 E. , 2025/18559 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2015/39 E., 2015/798 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 2. C

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/11177 E. , 2025/18559 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2015/39 E., 2015/798 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2021/16337 Esas, 2021/17668 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.09.2025 tarihli ve KD-2025/104409 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinin 2. cümlesinde belirtildiği üzere, süre aranmaksızın yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuğun, şikâyetçi Halil Kalbisağda'ya yönelik olarak 09.12.2014 tarihinde gece vakti işlemiş olduğu hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçları nedeniyle hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143/1, 31/3 ve 168/1. maddeleri ve 116/2-4, 31/3. maddeleri uyarınca belirlenecek olan cezalar ile aynı şikâyetçiye yönelik olarak 19.12.2014 tarihinde gece vakti işlemiş olduğu ancak teşebbüs aşamasında kalan hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçları nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 35, 31/3. maddeleri ve 116/2-4, 119/1-c, 35, 31/3. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların karşılaştırılması sonucunda hangi ceza daha ağır ise o ceza üzerinden zincirleme suça ilişkin aynı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanması ve kesinleşen hükümlerdeki cezalar mahsup edilerek sonuç cezaların belirlenmesi gerekirken, zincirleme suç hükümleri yönünden bir değerlendime yapılmadan yazılı şekilde fazla cezalara hükmolunduğundan bahisle, onama kararının kaldırılarak hükümlerin bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Zincirleme suç hükümlerinin uygulanması durumunda, cezanın nasıl belirlenmesi gerektiği; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.05.2013 tarihli ve 2012/13-1543 E., 2013/257 K. sayılı kararında,"Bir suçun zincirleme biçiminde işlendiğinin kabulü halinde, faile her bir suç için ayrı ayrı ceza verilmeyecek, tek bir ceza verilip bu ceza üzerinden TCK'nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılacaktır. Failin işlediği suçlar aynı nitelikte ise, örneğin her biri suçun basit veya nitelikli hali ise burada ceza bu basit veye nitelikli hal üzerinden belirlenecektir. Failin işlediği suçlardan bir kısmı suçun basit bir kısmı da nitelikli hali ise, nitelikli hal daha fazla ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hal ise ceza bunun üzerinden belirlenmeli, ancak nitelikli hal suçun basit şekline göre daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hal ise ceza suçun basit şekli üzerinden belirlenmelidir. Suçlardan birinin tamamlanmış diğerinin teşebbüs aşamasında kalması durumunda, şayet suçlar aynı nitelikte ise, örneğin ikisi de suçun basit şekli ise tamamlanmış suçtan hüküm kurulmalıdır. Tamamlanmış olan eylem suçun basit halini, teşebbüs aşamasında kalmış eylem ise suçun nitelikli halini oluşturuyorsa, bu durumda her bir suç için ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre hangi suç daha ağır cezayı gerektiriyorise o suç üzerinden zincirleme suç hükümleri uygulanmalıdır. Bununla birlikte zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilecek ceza,teselsülü oluşturan her bir suçun müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olmamalıdır." şeklinde açıklanmış, Keza, zincirleme suçlardan biri hakkında açılan kamu davası sonucunda zincirleme suç hükümleri uygulanmadan hüküm kurulmuş ve kesinleşmiş ise, henüz sonuca bağlanmayan zincirleme suça tâbi diğer suç hakkında nasıl hüküm kurulması gerektiği hususu ise; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarihli ve 2014/10-847 E., 2016/128 K. sayılı kararında, "Zincirleme suça dâhil olan suçlardan biri hakkında beraat kararı verilmiş ya da zamanaşımı, genel af, şikâyetten vazgeçme gibi ceza ilişkisini ortadan kaldıran bir sebebe dayalı olarak hüküm kurulmuşsa artık o suç bakımından zincirleme suç ilişkisi kalkacağından henüz sonuca bağlanmayan suçla ilgili kesinleşen hükme konu fiil gözetilmeksizin bağımsız hüküm kurulmalıdır. Zincirleme suça dâhil olan bir suçtan bu durum gözetilmeksizin mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin ceza belirlenmelidir." şeklinde açıklanmıştır. Bu açıklamalar ışığında değerlendirilmesi gereken somut olayda; suça sürüklenen çocuğun 09.12.2014 tarihinde gece vakti şikâyetçinin iş yerine tek başına girerek iş yerinden bir adet LCD TV ve 12... kilogramlık çay ile 10 paket kesme şekeri çaldığı, bu eylemde hırsızlık suçu yönünden zararın soruşturma aşamasında giderildiği; 10 gün sonra 19.12.2014 tarihinde gece vakti şikâyetçinin aynı iş yerine yanında inceleme dışı suç ortakları ile birlikte girmeye çalışırken, şikâyetçinin annesinin bağırması üzerine iş yerine giremeden olay yerinden suç ortakları ile birlikte uzaklaştığı ve buna göre 19.12.2014 tarihli eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, 09.12.2014 tarihli eylemle ilgili olarak suça sürüklenen çocuk hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2015 tarihli iddianamesiyle hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve itiraz kapsamı dışındaki mala zarar verme suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli ve 2015/662 Esas, 2015/765 Karar sayılı kararı ile, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 31/3, 168/1,62. maddeleri uyarınca 1 Yıl 4 Ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, iş yeri dokunulmazlığını ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4, 31/3, 62. maddeleri uyarınca belirlenen 6 Ay 20 gün hapis cezasının aynı Kanun'un 50/3, 50/1-a maddeleri gereğince günlük 20 TL'den paraya çevrilerek 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, itiraz kapsamı dışındaki mala zarar verme suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 151/1, 31/3, 168/1, 62. maddeleri uyarınca tayin olunan 21 gün adlî para cezasının aynı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20 TL'den hesaplanarak 420,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebinde bulunması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin, 24.06.2020 tarihli ve 2020/3498 Esas, 2020/6389 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan kesinlik nitelikteki hükme yönelik yapılan temyiz talebinin REDDİNE, hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin ise ONANMASINA karar verildiği, 19.12.2014 tarihli eylemle ilgili olarak suça sürüklenen çocuk hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 29.12.2014 tarihli iddianamesiyle hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve itiraz kapsamı dışındaki mala zarar verme suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli ve 2015/39 Esas, 2015/798 Karar sayılı kararı ile, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 35, 31/3. maddeleri uyarınca 2 Yıl 6 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, iş yeri dokunulmazlığını ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4, 119/1-c, 35, 31/3. maddeleri uyarınca 8 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca verilen hapis cezasının günlük 20 TL'den paraya çevrilerek 4.800,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, itiraz kapsamı dışındaki mala zarar verme suçundan ise beraatine karar verildiği, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen bu mahkûmiyet hükümlerine karşı suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebinde bulunması üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2021/16337 Esas, 2021/17668 Karar sayılı kararı ile hükümlerin ONANMASINA karar verildiği anlaşılmakla; hırsızlık suçu yönünden tamamlanmış ilk eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 31/3, 168/1. maddelerinde, teşebbüs aşamasında kalan ikinci eylemin ise aynı Kanun'un 142/2-h, 143, 35, 31/3. maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden tamamlanmış ilk eylemin 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4, 31/3. maddelerinde, teşebbüs aşamasında kalan ikinci eylemin ise aynı Kanun'un 116/2-4, 119/1-c, 35, 31/3. maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve her iki suç da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği için hukukî kesinti oluşmadığından, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alındığında, Zincirleme suç kapsamındaki her bir eylemle ilgili olarak 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi çerçevesinde; önce temel ceza tayini, ardından artırım ve indirim sebepleri ayrı ayrı uygulanarak bulunacak sonuçların karşılaştırılması suretiyle daha ağır cezanın belirlenmesi ve buna göre daha ağır cezayı gerektiren suç için tayin olunacak cezadan aynı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım yapılması, ancak bu cezanın teselsülü oluşturan her bir suçun müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olamayacağının dikkate alınması ve kesinleşen hükümdeki cezanın sonuç cezadan indirilmesi suretiyle sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uygulanmaksızın yazılı şekilde hükümler kurulduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi gereği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2021/16337 Esas, 2021/17668 Karar sayılı (suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin) onama kararının KALDIRILMASINA, 3. İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli ve 2015/39 E., 2015/798 K. sayılı kararının, Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenle, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, İtirazname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla