KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/11189 E., 2025/20189 K.
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/1426 E., 2018/1684 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı
Karar Detayı
388 kelime·2 dk okuma
Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, sanığın atılı suçu hiçbir aşamada kabul etmediğine, sanığın eylemi gerçekleştirdiğine dair anlatımlarının soyut olup mahkûmiyete esas alınamayacağına, katılanların görgüye dayalı bilgisinin olmadığına, olay yerinde sanığa ait vücut izinin tespit edilemediğine, çalınan eşyanın sanıkta ele geçirilemediğine, sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediğine dair katılanların soyut beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, cezalandırılmasına yeterli, kesin,
inandırıcı delil olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanık hakkında hükmedilen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak,
5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma haklarının kısıtlanması,