Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/11262 E. , 2025/24429 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/5333 E., 2024/3548 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkem
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/11262 E. , 2025/24429 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/5333 E., 2024/3548 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, mal zararını ödemek ve daha az ceza almak istediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Bakırköy 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2021/656 Esas, 2021/398 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 28.12.2022 tarihli ve 2021/2566 Esas, 2022/2789 Karar sayılı kararı ile “...Yerel mahkemece yapılan yargılamada, sanığın 01/03/2021 günü saat 09:30 sularında katılanlar ... ile ...'un ... Mah. 1627. Sk. No:6'da bulunan ve iç kapı numaraları 1 ve 7 olan ikamet kapılarının önünde bulunan katılan ...'in reebok marka 500 TL değerinde, katılan ...'un ise 1 00... TL değerindeki iki adet tony black marka ayakkabısını çaldığı, aynı gün ... Mah. .... Sk. No:3 .../ İSTANBUL sayılı adresin 5 ve 4 numaraları dairelerinde ikamet eden ... ile ...'in de ikamet kapılarının önünde durmakta olan birer adet botunu çaldığı olayla ilgili sanık hakkında işlediği hırsızlık suçlarına ilişkin düzenlenen iddianamede, sanık hakkında gerçekleştirdiği eylemlerine ilişkin 4 ayrı hırsızlık suçundan cezalandırılması istenilmiş olup, yerel mahkemece de bu yönde bir karar verilmiş ise de, sanık ...'ün 01.03.2021 günü saat 09:30'da aynı binada katılanlar ... ve ...'un Dairelerinin kapılarının önünden yani bina ortak alanından ayakkabıları çalması eyleminin hukuken zincirleme şekilde işlenmiş tek bir eylem niteliğinde bulunduğu ve TCK'nın 142/2-h, 43/2 maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, yine başka bir adreste bulunan binada yaşayan mağdurlar ... ve ...'in Dairelerinin kapılarının önünden yani bina ortak alanından ayakkabıları çalması eyleminin hukuken zincirleme şekilde işlenmiş tek bir eylem niteliğinde bulunduğu ve TCK'nın 142/2-h, 43/2 maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle 2 farklı adreste gerçekleşen eylemlerin iki ayrı suç kabul edilerek her biri yönünden TCK’nun 43/2. Madde ve fıkrası tatbik edilmesi gerekirken yanlış ve hatalı değerlendirme ile her bir eylemin ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilerek, sanık hakkında yazılı şekilde 4 ayrı hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,...” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 28.12.2022 tarihli ve 2021/2566 Esas, 2022/2789 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Bakırköy 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2023/117 Esas, 2024/543 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.