Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/11363 E. , 2026/8275 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1036 E., 2025/168 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında bilişim sisteml
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/11363 E. , 2026/8275 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1036 E., 2025/168 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, suça yönelik iştirakinin bulunmadığına, katılan ve tanıkların sanığı teşhis edemediklerine, sanığın hesabına para geçmediğinden ötürü herhangi bir menfaati bulunmadığına, dosyadaki tarafları tanımadığına, katılanların sanıktan şikâyetçi olmadıklarına, sabıka kaydından başka üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet hükümlerine yönelik düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, usûl ve yasaya uygun olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesince düzeltilerek esastan reddedilmiş, sanık müdafii suçun işlenmediği, teşhis bulunmadığı ve sanığın hesabına para geçmediği gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi ön inceleme sonrası temyiz nedenlerini tek tek ele almıştır.
Hukuki İlke: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesi uyarınca temyiz ancak hükmün hukuka aykırılığına dayanabilir ve 294. madde gereği temyiz eden bozma nedenini başvurusunda göstermek zorundadır; delil değerlendirmesine ilişkin itirazlar da bu çerçevede hükmün hukuki yönü üzerinden incelenir.
Uygulama Sonucu: Daire, mahkûmiyet hükümlerinde isabetsizlik bulunmadığını belirterek temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca onanmasına oy birliğiyle karar vermiştir.
Dava Strateji Notu: Bilişim hırsızlığı dosyalarında hesaba para geçmemesi veya teşhis edilememe gibi savunmalar tek başına Yargıtay aşamasında sonuç doğurmamaktadır; müdafi bu savunmaları delil tartışmasının ötesine taşıyıp somut bir hukuka aykırılığa (usul ihlali, nitelendirme hatası) bağlamadıkça onama riski yüksektir.