KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/11568 E., 2025/19766 K.
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/338 E., 2024/859 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
328 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise. “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyizinin hükmün eksik ve hatalı inceleme sonucu verilmesi nedeniyle hukuka aykırı olduğuna, şikâyetçinin zararı karşılandığı hâlde sanığın cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, sanık lehine hükümlerin uygulanması ve hükmün bozulması gerektiğine; sanığın temyizinin ise suçun gündüz vakti işlendiğinin dikkate alınması gerektiğine, lehine delillerin toplanması,
suçun işlendiği saat konusunda kolluk görevlilerinin tanık olarak beyanlarının alınması gerektiğine, işyerine zarar vermediğinin, kolluk görevlilerinin tespit ettiği görüntülerin işyerine ait olmadığının dikkate alınması gerektiğine, görüntülerdeki kişinin kendisi olduğunun dahi belli olmadığının lehine değerlendirilmesi gerektiğine, hükmün açıklandığı sırada cezaevinde bulunmasına rağmen duruşmada hazır bulunması sağlanmadan, son sözü sorulmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, kolluk tutanağında kendisinin imzası bulunmadığından dikkate alınamayacağına ve hükmün bozulması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede.