KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/12477 E., 2025/22837 K.
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/1566 E., 2025/1695 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düşme
Karar Detayı
296 kelime·1 dk okuma
Hükümlü hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu,
1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Mahkemenin 11.03.1998 tarihli kararı ile hükümlü hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, 21.09.1998 tarihinde kesinleştiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2.maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün belirlenmesi amacıyla yapılan uyarlama yargılamasında, 5252 sayılı Kanun'un 9/4. maddesi gereği dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanamayacağından, Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiş,
dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak.
Mahkemece, hükümlü hakkında uyarlama yargılaması sırasında 11.03.1998 tarihli ve temyiz edilmeksizin kesinleşen hükmün, hükümlü lehine olduğuna karar verildiğinde, uyarlama talebinin reddine kararı ile birlikte eski hükmün korunmasına ve aynen infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, kararın açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,