İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/15201 Karar: 2026/4320 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/15201 K.2026/4320

2. Ceza Dairesi 2025/15201 E. , 2026/4320 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/220 E., 2025/602 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07.11.2018 tarihli ve 2018/1304 Esas, 2018/1538

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/15201 E. , 2026/4320 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/220 E., 2025/602 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07.11.2018 tarihli ve 2018/1304 Esas, 2018/1538

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/15201 E. , 2026/4320 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/220 E., 2025/602 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07.11.2018 tarihli ve 2018/1304 Esas, 2018/1538 Karar sayılı ilamı ile verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın Dairemizin 07.10.2024 tarihli ve 2024/6718 Esas, 2024/13907 Karar sayılı ilamı ile "sanığa yüklenen 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması," gerekçesi ile hükümlerin bozulmasına ve karara ilişkin dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, bozma üzerine ilk derece mahkemesince sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu ve kanun yolu bildiriminde başvuru mercii olarak istinaf mahkemelerinin gösterildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07.10.2025 tarihli ve 2025/2523 Esas, 2025/2326 Karar sayılı ilamı ile incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, ancak 20.02.2019 tarihli ve 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesine göre "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." şeklindeki düzenleme karşısında;Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin bozmaya uyularak verdiği 24.06.2025 tarihli ve 2025/220 Esas, 2025/602 Karar sayılı hükmün Yargıtay denetimine tabii olduğu, bu kapsamda, sanık ve müdafiinin istinaf başvuru dilekçelerinin, mahkûmiyet hükümlerine yönelik süresinde verilmiş temyiz dilekçeleri olarak kabulü ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07.10.2025 tarihli ve 2025/2523 Esas, 2025/2326 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu kabul edilerek Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2025 tarihli ve 2025/220 Esas, 2025/602 Karar sayılı hükmüne yönelik yapılan incelemede; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin "lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine"; sanık müdafinin temyiz isteminin ise "eksik inceleme ile karar verildiğine, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümde birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2016 tarihli 2016/1016 Esas, 2016/1733 Karar sayılı ilâmının, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olduğu, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede 08.07.2025 tarihli ek karar yargılamanın yenilenmesi nedeniyle hapis cezasının infazının durdurulmasına karar verildiği anlaşıldığından, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yargılamanın yenilenmesinin sonucunun araştırılması ve sonucuna göre tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceği hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla