Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/14771 E. , 2026/734 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2065 E., 2025/1920 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme SUÇLARIN TARİHİ : 04.12.2019 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere y
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/14771 E. , 2026/734 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2065 E., 2025/1920 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme SUÇLARIN TARİHİ : 04.12.2019 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanık hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2023/1224 Esas, 2023/1329 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesinin mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151. maddesi uyarınca verilen 4 ay hapis cezasına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanık müdafiinin sadece hırsızlık suçundan kurulan hükmü temyiz etmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23.12.2024 tarihli ve 2023/24779 Esas, 2024/20833 Karar sayılı ilâmı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, mala zarar verme suçundan kurulan hükmün kesinleşmesine rağmen mahkemece mala zarar verme suçu yönünden dosya yeniden ele alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; verilen kararın hukukî değerden yoksun olduğu, bu bakımdan hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün olmadığı belirlenmekle; sanık ve müdafiinin hukuken geçersiz olan karara yönelik temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek hırsızlık suçundan verilen karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, III) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''sanığın olay günü uyuşturucu madde kullandığına, bu maddenin etkisi altındayken fosforlu kıyafet giymiş kişileri polis zannederek gayri ihtiyari olarak kaçtığına, müşteki de etrafta kaçan sadece müvekkil olduğundan hırsızlık eyleminin faili zannederek müvekkili yakaladıklarına, müşteki ve tanıkların beyanlarının çelişkili olduğuna ve dosyada sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığından sanığa ceza verilmesinin kabul edilebilir olmadığına'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Güncel adli sicil kaydına göre Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/338 Esas, 2015/999 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292. maddesi gereğince tutuklu veya hükümlünün kaçması suçundan 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün 22.12.2015 tarihinde kesinleştiği, anılan ilamda Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/718 Esas, 2011/458 Karar sayılı ilâmının tekerrüre esas alındığının anlaşılması karşısında sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Büyükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: 04.12.2019 tarihli hırsızlık ve mala zarar verme olayında sanığın mala zarar verme suçundan aldığı 4 aylık hapis cezası istinafta kesinleşmiş, hırsızlık hükmü ise Yargıtay 2. Ceza Dairesince 2024'te bozulmuştu; bozma sonrası mahkeme kesinleşen mala zarar verme suçunu da yeniden ele alıp hüküm kurdu ve dosya hem sanık hem müdafiin temyizleriyle tekrar Daireye geldi. Müdafi, sanığın uyuşturucu etkisiyle fosforlu kıyafetli kişileri polis sanıp kaçtığını ve bu yüzden fail zannedildiğini ileri sürüyordu.
Hukuki İlke: Kesinleşmiş bir hüküm hakkında mahkemece yeniden verilen karar hukuki değerden yoksundur ve hukuken varlık kazanmayan bir karar temyiz davasına konu edilemez; ayrıca CMK m. 294 uyarınca gerekçe gösterilmeden yapılan temyiz başvurusu da incelenemez.
Uygulama Sonucu: Mala zarar vermeye ilişkin yok hükmündeki karara yönelik temyizler ile sanığın gerekçesiz temyizi reddedildi; hırsızlık hükmüne yönelik müdafi temyizi ise esastan reddedilerek mahkûmiyet onandı ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmadı.
Dava Strateji Notu: Bozma kararının kapsamı dışında kalan ve kesinleşen hükümlerin yeniden ele alınması hiçbir hukuki sonuç doğurmaz; müdafi bozma sonrası duruşmada yargılamanın yalnızca bozulan suçla sınırlı yürütülmesini sağlamalıdır. Ayrıca aleyhe temyiz yokluğunda ikinci tekerrür gibi sanık aleyhine eksikliklerin bozma nedeni yapılmaması, savunma açısından aleyhe başvuru bulunmayan dosyalarda kazanılmış durumun korunacağını gösterir.