KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/15219 E., 2026/4321 K.
- Karar tarihi
- 4 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/554 E., 2025/49 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
358 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği,
298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezanın süresine göre 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek,sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın olayı hatırlamadığını beyan ettiğinin ve suçlamayı kabul etmediğinin dikkate alınması gerektiğine, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesine göre sanığın beraatine ve hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede.
Sanığın, suça konu eşyaların ve paranın iadesini sağlamamasına rağmen, şikâyetçinin 28.01.2025 tarihli duruşmada ''...sanık tarafından karşılanmasını istediğim bir zararım yoktur, zarara uğradım ancak şuan bir şey istemiyorum, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızam vardır...'' şeklinde beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, şikâyetçiye zarar miktarı açıklattırılıp, sanığa gerekirse tevdi mahalli tayin edilerek zararı giderme olanağı sağlandıktan sonra sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken,
aynı Kanun’un 168/2. maddesine yanlış anlam verilerek sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin lehine uygulanarak eksik cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.