KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/15820 E., 2026/3786 K.
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/952 E., 2025/292 K
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düşürülmesi, onama
Karar Detayı
349 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma sonrası şikâyetçi ...'a yönelik kasten yaralama suçundan hüküm kurulmamış ise de; zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanığın, gündüzleyin katılan ve şikâyetçinin ikâmetlerinin bulunduğu binaya girip katılan ... ...'ın evinin kapısını elindeki levye ile açmaya çalıştığı sırada komşu tarafından görülüp kaçması şeklinde gerçekleşen ve eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1. maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığının ihlâli suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre,
aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli (olağan) dava zamanaşımının, 14.12.2015 olan ilk mahkûmiyet tarihi ile 17.04.2025 olan ikinci mahkûmiyet tarihi arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanık, gündüz vakti katılan ile şikayetçinin oturduğu binaya girip bir dairenin kapısını levyeyle açmaya çalışırken komşu tarafından görülerek kaçmış; hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından bozma sonrası mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. Yargıtay 2. Ceza Dairesi iki suçu ayrı ayrı incelemiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: TCK'nın 116/1. maddesindeki konut dokunulmazlığının ihlali suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e ve 66/4. maddelerindeki 8 yıllık asli dava zamanaşımı, ilk mahkumiyet ile bozma sonrası ikinci mahkumiyet tarihleri arasında dolmuşsa, yargılamaya devamla hüküm kurulamaz ve kamu davasının düşürülmesi gerekir.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Daire, 14.12.2015 tarihli ilk mahkumiyet ile 17.04.2025 tarihli ikinci mahkumiyet arasında zamanaşımının gerçekleştiğini saptayarak konut dokunulmazlığı hükmünü bozmuş ve 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiyle davayı zamanaşımından bizzat düşürmüş; hırsızlık hükmünü ise temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek oy birliğiyle onamıştır.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Bozma nedeniyle yıllarca uzayan dosyalarda müdafi her suç için ayrı ayrı zamanaşımı hesabı yapmalıdır; üst sınırı düşük suçlarda 8 yıllık olağan süre bozma-yeniden yargılama döngüsü içinde kolayca dolduğundan, düşme talebi temyizde ceza infazını tamamen önleyen kesin bir sonuç doğurabilir.